Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/9806 K.2012/907
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanuna muhalefet suçundan sanık ...'un, 4922 sayılı Kanun'un 20/son, 20/son-3. cümle, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59, 72, 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2.311.521.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2004 tarihli ve 2003/88 esas, 2004/34 sayılı kararının temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2006 tarihli ve 2004/139111 sayılı yazısıyla yeni yasal düzenlemelerin değerlendirilmesi için dosyanın iade edilmesini müteakip, adı geçenin 4922 sayılı Kanun'un 20/son, 20/son-3. cümle, 765 sayılı Kanunun 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 1.921,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 05.12.2006 tarihli ve 2006/79-197 sayılı kararı temyiz edilmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2008 tarihli ve 7-2007/ 69665 sayılı yazısıyla yeni yasal düzenlemenin değerlendirilmesini sağlamak için dosyanın yeniden iadesini takiben, sanığın 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla değişik 4922 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca 5.000,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Mahkemenin 28.07.2009 tarihli ve 2008/21 esas, 2009/170 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.08.2010 gün ve 51415 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2010 gün ve KYB. 2010-301743 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, eylem tarihi olan 10.06.2003 ile karar tarihi arasında 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 gün ve 2008/21 Esas 2009/170 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, eylem tarihi olan 10.06.2003 ile karar tarihi arasında 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 20. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 gün ve 2008/21 Esas 2009/170 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın kaldırılmasına, 01.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.