Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/8621 K.2011/6273
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71/1 maddesi kapsamında sanıkların muhalefet suçundan adli para cezası ile cezalandırılması ve bu kararın Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından bozulması talebine ilişkin davadır. Mahkeme, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 02/02/2009 tarihli kararı kanun yararına bozduğunu ve ilgili işlemlerin mahallenin mahkemesinde yapılmasını karar etti.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet suçundan sanıklar ... ve ...'in, anılan Kanun'un 71/1 maddesinin 5. bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 50/1, 52/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6. maddeleri uyarınca 600 Türk lirası adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine dair Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 02/02/2009 tarihli ve 2008/402 esas, 2009/34 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.06.2010 gün ve 38291 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2010 gün ve KYB. 2010-153222 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, müdahilin 29.03.2002 havale tarihli dilekçe ile sanıklar hakkında şahsi dava açtığı ve 21.05.2002 tarihinde müdahilliğine karar verildiği, şahsi davanın devamındaki celselere Cumhuriyet savcısının katılmasıyla mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 347. maddesi gereğince kamu davasına dönüştüğü, 31.12.2002 tarihinde şahsi davacının gelmemesi sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildikten sonra mahkemenin davadan el çekmesi gerektiği halde müdahilin 24.01.2003 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi yerine yenileme dilekçesi olarak kabul edilerek yenilenen davada yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 gün ve 2008/402 Esas, 2009/34 Karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 11.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, müdahilin 29.03.2002 havale tarihli dilekçe ile sanıklar hakkında şahsi dava açtığı ve 21.05.2002 tarihinde müdahilliğine karar verildiği, şahsi davanın devamındaki celselere Cumhuriyet savcısının katılmasıyla mülga 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 347. maddesi gereğince kamu davasına dönüştüğü, 31.12.2002 tarihinde şahsi davacının gelmemesi sebebiyle davanın düşürülmesine karar verildikten sonra mahkemenin davadan el çekmesi gerektiği halde müdahilin 24.01.2003 tarihli dilekçesinin temyiz dilekçesi yerine yenileme dilekçesi olarak kabul edilerek yenilenen davada yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 gün ve 2008/402 Esas, 2009/34 Karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 11.05.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.