Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/8412 K.2013/1344
Özet: (1) Uyuşmazlık, banka çalışanı sanıkların görevleri gereği elde ettikleri hesap bilgilerini kullanarak müşterek hesaplardan para havalesi ve nakit çekimiyle zimmet (nitelikli hırsızlık) suçunu işlediklerine dair temyiz başvurusudur. (2) Ağır Ceza Mahkemesi, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 madde uyarınca kararını bozarak, sanıkların nitelikli zimmet suçundan hüküm konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunu kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Sanık ...'nin, ... Bank A.Ş. İstanbul ... Şubesi'nde bireysel pazarlama bölümü yönetici yardımcısı olarak görev yapan diğer sanık ...'u azmettirmesi sonucu, sanık ...'un birçok kez bilgisayar kayıtlarından aynı bankanın Beşiktaş Şubesi nezdinde müşterek hesapları bulunan mudilerin hesap bilgilerini kontrol ederek bu bilgileri hesap sahibinin anne kızlık soyadı da dahil diğer sanığa vermek, diğer sanığın da bu şekilde elde ettiği bilgileri kullanarak telefonla kendisini ortak hesap sahiplerinden ... olarak tanıtıp telefon bilgisini güncelleyip, yine telefon yoluyla ATM kartı talebinde bulunarak, kart tahsis ettirmek, bankanın ... Şubesi'nden sahte kimlikle ATM kartına ait şifreyi alarak mudiye ait hesabın internet bankacılığına açılmasını sağladıktan sonra, 01.07.2008 tarihinde mudilere ait ortak hesaptan internet bankacılığını kullanmak suretiyle kendi hesabına 200000,00 TL havale yaptıktan sonra, bu parayı aynı gün bankanın Beyoğlu Şubesindeki kendi hesabından nakten çekip mal edinmek, yine aynı hesaptan kendi hesabına 02.07.2008 tarihinde 45000,00 TL havale yapmak, ancak hesabın bloke edilmiş olması nedeniyle çekememek şeklinde gelişen olayda, her ne kadar banka cevabi yazısında suça konu edilen paranın (mevduatın) sanık ...'a görevi gereği tevdi edilmediği gibi bu paranın (mevduatın) muhafaza, denetim ve sorumluluğunun da sanığa ait olmadığı bildirilmiş ise de, bankada bireysel pazarlama bölümü yönetici yardımcısı olarak çalışan ve görevi sebebi ile; bilgisayar ekranından hesapları kontrol etme yetkisi bulunan sanığın bu görev ve yetkisi gereği olarak banka parasını koruma ve gözetme sorumluluğu bulunduğundan 5411 sayılı Yasa'nın 160/1. maddesinde tanımlanan "koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para (hesap)" bilgilerini diğer sanığa verdiği, zimmet eyleminin bu bilgilerin kullanılması suretiyle gerçekleşen eylemlerinin 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde tanımlanan teselsülen nitelikli zimmet suçuna uyduğu gözetilmeksizin, isabetsiz değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ...'un görev tanımına ilişkin banka cevabi yazısında, sanığın bankada bireysel pazarlama yönetici yardımcısı olarak çalıştığının, suça konu paranın (mevduatın) sanığa görevi gereği tevdi edilmediği gibi bu paranın (mevduatın) muhafaza, denetim ve sorumluluğunun da sanığa ait olmadığının bildirildiği de gözetilerek;
Fikir birliği içinde hareket eden sanıkların daha önceden hukuka aykırı bir şekilde elde ettikleri internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle katılan banka müşterisinin hesabından bir miktar parayı çekip sanık ...'nin hesabına havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdikleri eylemdeki kastın, banka hesabında bulunan taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak mal varlığında azalmaya neden olmaya yönelik olması nedeniyle, fiilin 5237 sayılı TCK'nun 142/2-e maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacağı düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanıkların hükümlülüklerine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebi yerinde görülmediğinden 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek yapılan incelemede;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Sanık ...'nin, ... Bank A.Ş. İstanbul ... Şubesi'nde bireysel pazarlama bölümü yönetici yardımcısı olarak görev yapan diğer sanık ...'u azmettirmesi sonucu, sanık ...'un birçok kez bilgisayar kayıtlarından aynı bankanın Beşiktaş Şubesi nezdinde müşterek hesapları bulunan mudilerin hesap bilgilerini kontrol ederek bu bilgileri hesap sahibinin anne kızlık soyadı da dahil diğer sanığa vermek, diğer sanığın da bu şekilde elde ettiği bilgileri kullanarak telefonla kendisini ortak hesap sahiplerinden ... olarak tanıtıp telefon bilgisini güncelleyip, yine telefon yoluyla ATM kartı talebinde bulunarak, kart tahsis ettirmek, bankanın ... Şubesi'nden sahte kimlikle ATM kartına ait şifreyi alarak mudiye ait hesabın internet bankacılığına açılmasını sağladıktan sonra, 01.07.2008 tarihinde mudilere ait ortak hesaptan internet bankacılığını kullanmak suretiyle kendi hesabına 200000,00 TL havale yaptıktan sonra, bu parayı aynı gün bankanın Beyoğlu Şubesindeki kendi hesabından nakten çekip mal edinmek, yine aynı hesaptan kendi hesabına 02.07.2008 tarihinde 45000,00 TL havale yapmak, ancak hesabın bloke edilmiş olması nedeniyle çekememek şeklinde gelişen olayda, her ne kadar banka cevabi yazısında suça konu edilen paranın (mevduatın) sanık ...'a görevi gereği tevdi edilmediği gibi bu paranın (mevduatın) muhafaza, denetim ve sorumluluğunun da sanığa ait olmadığı bildirilmiş ise de, bankada bireysel pazarlama bölümü yönetici yardımcısı olarak çalışan ve görevi sebebi ile; bilgisayar ekranından hesapları kontrol etme yetkisi bulunan sanığın bu görev ve yetkisi gereği olarak banka parasını koruma ve gözetme sorumluluğu bulunduğundan 5411 sayılı Yasa'nın 160/1. maddesinde tanımlanan "koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu para (hesap)" bilgilerini diğer sanığa verdiği, zimmet eyleminin bu bilgilerin kullanılması suretiyle gerçekleşen eylemlerinin 5411 sayılı Yasa'nın 160/2. maddesinde tanımlanan teselsülen nitelikli zimmet suçuna uyduğu gözetilmeksizin, isabetsiz değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ...'un görev tanımına ilişkin banka cevabi yazısında, sanığın bankada bireysel pazarlama yönetici yardımcısı olarak çalıştığının, suça konu paranın (mevduatın) sanığa görevi gereği tevdi edilmediği gibi bu paranın (mevduatın) muhafaza, denetim ve sorumluluğunun da sanığa ait olmadığının bildirildiği de gözetilerek;
Fikir birliği içinde hareket eden sanıkların daha önceden hukuka aykırı bir şekilde elde ettikleri internet bankacılık şifresini kullanmak suretiyle katılan banka müşterisinin hesabından bir miktar parayı çekip sanık ...'nin hesabına havale edip, aynı gün banka şubesinden çekmek şeklinde gerçekleştirdikleri eylemdeki kastın, banka hesabında bulunan taşınır nitelikteki parayı bilişim sistemini kullanmak suretiyle kendi hesaplarına geçirmeye, katılanın rızasına aykırı olarak mal varlığında azalmaya neden olmaya yönelik olması nedeniyle, fiilin 5237 sayılı TCK'nun 142/2-e maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacağı düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.