Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/4880 K.2012/26301
Özet: Uyuşmazlık, sanığın tediye fişleri üzerinden banka parasını zimmete geçirdiği iddiasıyla ilgili olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre basit veya nitelikli zimmet suçunun işlenip işlenmediğini belirlemek üzerineydi. Mahkeme, sanığın eylemlerinin nitelikli zimmet (bankayı aldatma) oluşturduğunu kabul ederek hükümünü sürdürdü ve temyiz kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Tediye fişlerini kullanarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağınını değerlendirmesi bakımından, eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3 maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri"... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak sureyitle işlenirse," şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2 maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasının sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi "kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık unsura kaldırılmış olup;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldıtıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi, gra foloji uzması vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet, 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet
F- Gişe yetkilisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır,
Yukarıdaki belirtilen ilkeler ışığında, müdahil bankanın 29.05.2002 tarihli yazısı ekinde mudi imzasını taşımayan boş dekontların ibrazı ve mudiler ..., ..., ..., ...'nın hesaplarından bilgi ve talimatları dışında para çekildiğine dair işlemlere ait dekontların müsbit evrak arasından alındığının müdahil bankanın soruşturma raporunda belirtilmesi karşısında, sanığın eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve yeterli gerekçe gösterilmeden, nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanığın banka zimmeti suçunu zincirleme şekilde işlediği ve soruşturmadan önce ödeme yapıldığı için 5411 sayılı yasanın sanık lehine olduğu kabul edilmekle birlikte, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/09/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5411 Sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Tediye fişlerini kullanarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağınını değerlendirmesi bakımından, eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek, mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3 maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri"... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak sureyitle işlenirse," şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2 maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasının sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi "kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık unsura kaldırılmış olup;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldıtıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi, gra foloji uzması vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet, 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet
F- Gişe yetkilisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır,
Yukarıdaki belirtilen ilkeler ışığında, müdahil bankanın 29.05.2002 tarihli yazısı ekinde mudi imzasını taşımayan boş dekontların ibrazı ve mudiler ..., ..., ..., ...'nın hesaplarından bilgi ve talimatları dışında para çekildiğine dair işlemlere ait dekontların müsbit evrak arasından alındığının müdahil bankanın soruşturma raporunda belirtilmesi karşısında, sanığın eylemlerinin basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden ve yeterli gerekçe gösterilmeden, nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanığın banka zimmeti suçunu zincirleme şekilde işlediği ve soruşturmadan önce ödeme yapıldığı için 5411 sayılı yasanın sanık lehine olduğu kabul edilmekle birlikte, zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/09/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.