Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/3158 K.2012/22574
Özet: Uyuşmazlık, sanığın izinsiz CD çoğaltıp satması nedeniyle 5846 sayılı yasaya aykırılık suçundan hüküm getirilmesi üzerine yerel mahkemeye karşı açılan temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanık hakkında CMK 231 maddesi uyarınca zararın tazmin edilmesini gerektirecek objektif koşulların bulunmadığını belirterek, mevcut kararın bozulmasına ve yeni bir yargılama yapılmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Müştekiler vekili ... adına katılma talebinde bulunmadığı halde gerekçeli karar başlığına katılanın ... olarak yazılması,
2-Suç tarihi gözetildiğinde izinsiz çoğaltılmış ve bandrolsüz CD satmak şeklindeki sanığın eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2005/7-67 esas, 2005/97 karar ve 19.07.2005 tarihli kararında da belirtildiği üzere 5846 sayılı yasanın " manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" suçunu düzenleyen 71 ve "bandrolsüzlüğü" düzenleyen 81. maddede tanımlanan suçları oluşturduğundan, şikayetin bulunduğu gözetilerek 5846 sayılı yasanın 81/13 madde yollamasıyla aynı yasanın 71 ve 81/4 maddelerinin tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5271 sayılı CMK 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen sözkonusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas 2009/13 sayılı kararında;" hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir."denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Adli emanette kayıtlı bilgisayar kasası hakkında karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 5846 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Müştekiler vekili ... adına katılma talebinde bulunmadığı halde gerekçeli karar başlığına katılanın ... olarak yazılması,
2-Suç tarihi gözetildiğinde izinsiz çoğaltılmış ve bandrolsüz CD satmak şeklindeki sanığın eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2005/7-67 esas, 2005/97 karar ve 19.07.2005 tarihli kararında da belirtildiği üzere 5846 sayılı yasanın " manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" suçunu düzenleyen 71 ve "bandrolsüzlüğü" düzenleyen 81. maddede tanımlanan suçları oluşturduğundan, şikayetin bulunduğu gözetilerek 5846 sayılı yasanın 81/13 madde yollamasıyla aynı yasanın 71 ve 81/4 maddelerinin tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5271 sayılı CMK 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK 231/5 madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen sözkonusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas 2009/13 sayılı kararında;" hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir."denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Adli emanette kayıtlı bilgisayar kasası hakkında karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.