Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/14338 K.2012/1430
Özet: (1) Sanığın Fahri trafik müfettişliği görevinin kötüye kullanılması eylemi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ek 6. maddesine göre 1.800,00 TL idari para cezasına çarptırılmasına ilişkin itirazın reddi; (2) Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar edilmesi üzerine, 08.02.2012’de oybirliğiyle kararla bu itirazın bozulmasına ve ilgili işlemlerin mahallinde yapılmasına karar verilmiştir.
Fahri trafik müfettişliği görevinin kötüye kullanılması eyleminden dolayı sanık ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 6. maddesine göre 1.800,00 yeni Türk Lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2008 tarihli ve 2007/565 esas, 2008/1361 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BALIKESİR 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 tarihli ve 2009/42 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.11.2010 gün ve 69019 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2010 gün ve KYB. 2010-295782 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince, 5326 sayılı Kabahatler kanunu'nun 28/son maddesi gereğince 2.000,00 Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararların kesin olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kanun'un "Başvurunun İncelenmesi" başlıklı 28. maddesinin son fıkrasında yer alan, "İkibin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenlemenin, fıkra metninden de anlaşılacağı üzere başvuru üzerine verilen kararlar için geçerli olduğu, ancak anılan Kanun'un 27/5. maddesine göre "İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir." biçiminde düzenlemeye yer verildiği, keza aynı Kanun'un 29/1. maddesinde ise, "Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır." şeklinde hüküm bulunduğu, mevcut düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda görevi kötüye kullanmak suçundan hakkında iddianame ile kamu davası açılan sanığın eyleminin, idari para cezası olduğunun kabulüyle ilk defa mahkeme tarafından idari yaptırım uygulanmış olması karşısında, bu karara karşı "başvuru" yolunun bulunmadığı ve doğrudan "itiraz" yoluna tabi olduğu, miktar yönünden de bir kısıtlamanın bulunmadığı cihetle, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın yazılı gerekçeyle reddedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 tarihli ve 2009/42 Değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 08.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince, 5326 sayılı Kabahatler kanunu'nun 28/son maddesi gereğince 2.000,00 Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararların kesin olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kanun'un "Başvurunun İncelenmesi" başlıklı 28. maddesinin son fıkrasında yer alan, "İkibin Türk lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenlemenin, fıkra metninden de anlaşılacağı üzere başvuru üzerine verilen kararlar için geçerli olduğu, ancak anılan Kanun'un 27/5. maddesine göre "İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir." biçiminde düzenlemeye yer verildiği, keza aynı Kanun'un 29/1. maddesinde ise, "Mahkemenin verdiği son karara karşı, yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır." şeklinde hüküm bulunduğu, mevcut düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda görevi kötüye kullanmak suçundan hakkında iddianame ile kamu davası açılan sanığın eyleminin, idari para cezası olduğunun kabulüyle ilk defa mahkeme tarafından idari yaptırım uygulanmış olması karşısında, bu karara karşı "başvuru" yolunun bulunmadığı ve doğrudan "itiraz" yoluna tabi olduğu, miktar yönünden de bir kısıtlamanın bulunmadığı cihetle, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın yazılı gerekçeyle reddedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 tarihli ve 2009/42 Değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 08.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.