Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/135 K.2012/29190
Özet: Uyuşmazlık, 4926 sayılı yasaya aykırılık iddiasıyla ilgili olarak sanığın gümrükten kaçak eşya taşıması ve ödeme önerisine uymaması üzerine açılan davadır. Mahkeme, sanığı müsadere (gümrükte iade) kararına hükmederek 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca 13.11.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden 01.12.2006 tarihinde dava açılmış olup sanığa yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uymadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30/12/2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerekmesi,
3- Dosya kapsamına göre, kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması nedeniyle nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
4- Sanığın ilk kez duruşmaya geldiği 30.05.2007 tarihli oturumda sanığın kimlik bilgileri tespit edilmeyerek CMK’nun 191/3-a fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca 13.11.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden 01.12.2006 tarihinde dava açılmış olup sanığa yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uymadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi;
2- 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30/12/2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşyanın, konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip cif değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerekmesi,
3- Dosya kapsamına göre, kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması nedeniyle nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
4- Sanığın ilk kez duruşmaya geldiği 30.05.2007 tarihli oturumda sanığın kimlik bilgileri tespit edilmeyerek CMK’nun 191/3-a fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.