Yargıtay7. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/8669 K.2012/18141
Özet: Uyuşmazlık, 4926 sayılı kanuna muhalefet suçunun (ithali izne tabi eşyayı yasa dışı ithal etme) teşebbüs aşamasında kalmış olmasına rağmen mahkeme tarafından kabahat olarak cezalandırılmasıdır. Mahkeme, bu kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek 5320 sayılı Yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümleri çerçevesinde kararı bozmuş ve dava konusu eşyanın gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından yeni bir karar verilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Zoralıma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11.madde fıkrası ile "ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır." hükmü getirilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, sanıklara isnat edilen ithali izne tabi eşyayı izin almaksızın yurda ithal etmeye teşebbüs etmek şeklinde gerçekleşen fiil, 5607 sayılı Kanunun 3/11.maddesinde yazılı kabahate dönüşmüştür.
31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı KMK.nun 3/18.maddesinin 07.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5911 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki "Yukarıdaki fıkrada tanımlanan suç ile 10.fıkrada tanımlanan kabahat fiilleri, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü uyarınca sanıkların teşebbüs aşamasında kalan eylemlerinin kabahat fiilini oluşturmayacağı ve dava konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin de mümkün bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava konusu eşyanın gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemleri gümrük idaresince yerine getirildikten sonra 06.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Zoralıma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11.madde fıkrası ile "ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır." hükmü getirilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, sanıklara isnat edilen ithali izne tabi eşyayı izin almaksızın yurda ithal etmeye teşebbüs etmek şeklinde gerçekleşen fiil, 5607 sayılı Kanunun 3/11.maddesinde yazılı kabahate dönüşmüştür.
31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı KMK.nun 3/18.maddesinin 07.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5911 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki "Yukarıdaki fıkrada tanımlanan suç ile 10.fıkrada tanımlanan kabahat fiilleri, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü uyarınca sanıkların teşebbüs aşamasında kalan eylemlerinin kabahat fiilini oluşturmayacağı ve dava konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin de mümkün bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava konusu eşyanın gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemleri gümrük idaresince yerine getirildikten sonra 06.06.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.