‹ Ana sayfa
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16772 K.2011/27026

Esas No: 2009/16772 · Karar No: 2011/27026 · Karar Tarihi: 26.12.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine aykırı davranıştan dolayı sanıkların hapis cezası ve adli para cezasıyla birlikte Ankara İline gitmelerinin yasaklanması kararıdır. Mahkeme, Şarköy Sulh Ceza Mahkemesi’nin 14.05.2007 tarihli kararının kesinleşmediğini belirterek kanun yararına bozma talebini reddetti ve sanıklara temyiz yolunun açıkça gösterildiği yeni bir bildirimle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine karar verdi.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa aykırı davranmak suçundan sanıklar ... ve .....'nin, anılan Kanunun Ek 2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 gün hapis ve 375 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5237 sayılı Kanunun 50/1-d maddesi uyarınca sanıkların 25 gün süresince Ankara İline gitmelerinin yasaklanmasına dair Şarköy Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2007 tarihli ve 2007/113 Esas, 2007/92 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.09.2009 gün ve 48829 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve KYB. 2009-209859 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında belirlenen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanunun 50/1-d maddesinde "Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verilmiş ise de, anılan kanun maddesindeki "belirli yerlere gitmekten yasaklama" seçenek yaptırımının kişilerin yerleşme ve seyahat hürriyetini kısıtlar biçimde uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay C.G.K.nun 07.11.2006 tarih ve 2006/6-213 E. - 2006/229 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasanın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; sanıkların mahkumiyetine ilişkin olup yüzlerine karşı verilen 14.05.2007 tarihli hükümde "... sanıkların yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar..." denilmiş ise de hapis cezasının tedbire çevrildiği gözetilerek kararın kesin nitelikte olmadığı, bu durum karşısında sözü edilen mevzuat hükümleri ve 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca başvurulabilecek yasa yolu (temyiz), süresi (yoklukta verilen kararlara karşı kararın tebliğinden, yüze karşı verilen kararlara karşı ise kararın tefhiminden itibaren 1 hafta içerisinde), inceleme mercii (Yargıtay) ve şekillerinin (kararı veren mahkemeye yada bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçeyle yada sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi suretiyle başvurunun yapılabileceği) tereddüde yer vermeyecek şekilde ve eksiksiz gösterilmiş sayılamayacağı, buna göre anılan hükmün kesinleşmediği ve yasa gereği de kesin olmadığı, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Şarköy Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2007 tarih ve 2007/113 Esas, 2007/92 Karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Sözü edilen hükme karşı başvurulabilecek yasa yolu, süresi, inceleme mercii ve şekillerini tereddüde yer vermeyecek şekilde ve tam olarak gösteren yeni bir bildirimin yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanıklara tebliğ edilerek, temyiz edildiği takdirde temyiz dilekçesi yada dilekçeleri de eklenmek ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlenmek suretiyle iade edilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?