Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/16769 K.2012/22
Özet: (1) Uyuşmazlık, Muzaffer Altıntaş’ın Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırılık suçundan 16.622 TL adli para cezasına çarptırılması ve bu kararın Yüksek Adalet Bakanlığı tarafından bozulması talebidir. (2) Mahkeme, itirazı kabul ederek Altıntaş’ın 16.622 TL adli para cezasını iptal etti ve Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını kanun yararına bozdu.
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na aykırılık suçundan sanık Muzaffer Altıntaş'ın aynı Kanun'un 4/a-2. maddesi uyarınca 16.622 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2009 tarihli ve 2008/384 esas, 2009/36 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, sanığın 16.622 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 tarihli ve 2009/195 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09.09.2009 gün ve 50885 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2009 gün ve KYB. 2009-209843 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi de dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması durumunda temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın sadece hükmün geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulünden sonra sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Eşyanın yasal olmayan yollardan yurda getirilmesi, yurt içinde alım satıma konu edilmesi halinde, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan bu gelirin kamu zararı olarak kabulünde zorunluluk bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın birinci bent yönünden yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE,
II. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ikinci bent yönüyle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 gün ve 2009/195 sayılı kararının CMK.nun 309. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 21.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Mezkür ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 2006/6 YD-346 esas, 2008/25 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde yer alan koşulun aranmayacağı cihetle, sanığa atılı suçun işlenmesiyle somut bir zararın oluşmadığı gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tâbi olduğu, sanık hakkında tayin olunan cezaya ilişkin asıl hükmün ise, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi de dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması durumunda temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, itirazın sadece hükmün geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulünden sonra sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Eşyanın yasal olmayan yollardan yurda getirilmesi, yurt içinde alım satıma konu edilmesi halinde, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan bu gelirin kamu zararı olarak kabulünde zorunluluk bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın birinci bent yönünden yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE,
II. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ikinci bent yönüyle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 gün ve 2009/195 sayılı kararının CMK.nun 309. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 21.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.