Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/9865 K.2010/15094
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2313 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan dolayı verilen hapis cezasının yasal sınırlar ve yeni düzenlemeler ışığında yeniden takdir edilmesiyle ilgiliydi; mahkeme, sanığın cezai sorumluluğunu yeniden değerlendirerek mevcut hükmü bozdu ve 12.10.2010 tarihli kararla kararı iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2313 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
l-Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2313 sayılı yasanın 23/son ve 5237 sayılı TCK.nın 49/1. maddeleri uyarınca fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı 20 yıl ise de, hükümden sonra 19 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın l4.maddesi ile değişik 5252 sayılı yasanın 6/2. maddesinde "hapis cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır bir ay, üst sınır beş yıl olarak uygulanır" hükmü karşısında sanığın sübut bulan eylemi için 2313 sayılı yasanın 23/son maddesinde öngörülen cezanın üst haddinin beş yılla sınırlandırıldığı cihetle; 5237 sayılı yasanın 7. maddesi uyarınca; sanık lehine bulunan yeni yasal düzenlemeye göre hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerekmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/l-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/l-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 2313 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülüğüne ve müsadereye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
l-Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2313 sayılı yasanın 23/son ve 5237 sayılı TCK.nın 49/1. maddeleri uyarınca fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı 20 yıl ise de, hükümden sonra 19 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın l4.maddesi ile değişik 5252 sayılı yasanın 6/2. maddesinde "hapis cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır bir ay, üst sınır beş yıl olarak uygulanır" hükmü karşısında sanığın sübut bulan eylemi için 2313 sayılı yasanın 23/son maddesinde öngörülen cezanın üst haddinin beş yılla sınırlandırıldığı cihetle; 5237 sayılı yasanın 7. maddesi uyarınca; sanık lehine bulunan yeni yasal düzenlemeye göre hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerekmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken, sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/l-a, b, d, e bentlerinde belirtilen haklarından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya; 53/l-c maddesinde yazılı haklardan ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönelik bu hakları bakımından aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.