Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/10918 K.2010/16656
Özet: Uyuşmazlık, 2313 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı verilen yerel mahkemece hüküm ve temyiz başvurusu üzerine; Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın usulüne uygun şekilde duruşma açılmadan yazılı karar verildiğini kabul ederek bu kararı bozup yeni bir duruşma talep etti. Mahkeme, 01.12.2010 tarihinde oybirliğiyle mevcut hükmü iptal edip yeniden duruşma yapılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2313 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükmün aynen infazına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Davanın esasını çözen ya da kararın özünde değişiklik yapan, karar verilmesine yer olmadığına veya talebin reddine dair nihai kararlar duruşma yapılmadan evrak üzerinde verilmiş olsalar dahi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 ve 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesi uyarınca temyize tabidir. uyarlama kararını itirazen inceleyen Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.8.2005 gün ve 2005/196 Esas-2005/185 K. Müt. sayılı kararı ve sonradan verilen kararlar hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesinin 30.6.2005 tarihli kararına yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi amacıyla, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkının kullanılarak cezanın belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesinin gerektirdiği durumlarda hükmün zat ve mahiyetini değiştiren veya değiştirme ihtimali bulunan kararların 5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle; 5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ortaya çıkacak sonuca göre ve sonradan yürürlüğe giren CMK 231. maddesinin lehe kuralları da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı yasa hükümlerine göre ve denetime olanak verecek şekilde bir karar da verilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık sabıkalı olup 5237 sayılı yasanın 231. maddesi uygulanamayacağından duruşma yapılması gerekmediğinden Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesince 30.6.2005 günlü verilen ve 18.8.2005 günlü Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddi kararı doğru olup çoğunluğun kararına katılmıyorum.
SUÇ: 2313 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükmün aynen infazına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Davanın esasını çözen ya da kararın özünde değişiklik yapan, karar verilmesine yer olmadığına veya talebin reddine dair nihai kararlar duruşma yapılmadan evrak üzerinde verilmiş olsalar dahi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 267 ve 5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesi uyarınca temyize tabidir. uyarlama kararını itirazen inceleyen Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.8.2005 gün ve 2005/196 Esas-2005/185 K. Müt. sayılı kararı ve sonradan verilen kararlar hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesinin 30.6.2005 tarihli kararına yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi amacıyla, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkının kullanılarak cezanın belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesinin gerektirdiği durumlarda hükmün zat ve mahiyetini değiştiren veya değiştirme ihtimali bulunan kararların 5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle; 5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ortaya çıkacak sonuca göre ve sonradan yürürlüğe giren CMK 231. maddesinin lehe kuralları da gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı yasa hükümlerine göre ve denetime olanak verecek şekilde bir karar da verilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık sabıkalı olup 5237 sayılı yasanın 231. maddesi uygulanamayacağından duruşma yapılması gerekmediğinden Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesince 30.6.2005 günlü verilen ve 18.8.2005 günlü Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddi kararı doğru olup çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.