Yargıtay 7. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2007/15169 K.2010/3295
Özet: Mahkeme, 4926 sayılı kanuna aykırı suçlamayla sanığın gümrük vergisi ödemeksizin eşya getirdiğini belirterek, bu hâlen yasanın 5607 sayılı düzenlemesine ve 1412 sayılı CMUK’ya göre sürece dahil edilmesi gerektiğini ve 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yerle birikmesini kabul ederek, 01.03.2010 tarihli karar ile yerel mahkemenin hükmünü bozmuş ve sorunun öncülünü yalnızca gümrük idaresinin yasal işlemlerini gerçekleştirmesine bırakmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4926 sayılı kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkemenin görevsizliğine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda getirdiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, tüm dosya içeriğine göre belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yapan sanıkta ele geçen yolcu beraberi eşyanın ithalinin yasak olmadığı gibi ticari miktar ve mahiyette de bulunmadığı cihetle; fiil, eylem ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13. maddesi uyarınca eşyanın vergisine ek olarak para cezasını gerektirmekte ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince gümrük idarelerince gümrük vergilerinin alınmasını gerektirir yaptırıma dönüştüğü gözetilerek; 5607 sayılı Yasadaki anılan düzenlemenin sanık lehine olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi uyarınca bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanığın BERAATİNE, dava konusu eşya yönüyle 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi ve gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemlerin gümrük idaresince yerine getirilmesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: 4926 sayılı kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkemenin görevsizliğine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda getirdiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, tüm dosya içeriğine göre belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yapan sanıkta ele geçen yolcu beraberi eşyanın ithalinin yasak olmadığı gibi ticari miktar ve mahiyette de bulunmadığı cihetle; fiil, eylem ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13. maddesi uyarınca eşyanın vergisine ek olarak para cezasını gerektirmekte ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince gümrük idarelerince gümrük vergilerinin alınmasını gerektirir yaptırıma dönüştüğü gözetilerek; 5607 sayılı Yasadaki anılan düzenlemenin sanık lehine olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi uyarınca bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanığın BERAATİNE, dava konusu eşya yönüyle 5607 sayılı Yasanın 6. maddesi ve gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemlerin gümrük idaresince yerine getirilmesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.