Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/29790 K.2016/5645
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların katılanı tehdit ederek para talep etmesi ve bu eylemin suç teşkil edip etmeyeceği konusundaki temyiz başvurusudur. Mahkeme, temyizi kabul ederek kararını bozdu ve yeni bir inceleme için davayı geri gönderdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma, Tehdit
HÜKÜM: Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıklar ... ile ...'nin hala-dayı çocukları oldukları, olaydan yaklaşık 3 ay önce katılan ...'in sanık ...'ın erkek kardeşi ...'ı bıçakla yaraladığı, bu olay nedeniyle katılanın bir süre tutuklu kalarak tahliye olduğu, olay günü gündüz vakti katılan ..., yanında arkadaşı tanık ... ile dolaşırken, sanıklarla karşılaştıkları, katılanın sanıkları görür görmez koşar adımlarla uzaklaşarak arkadaşı ... ile birlikte Devlet Hastanesi'ne girdikleri, sanıkların peşinden gidip katılanı yakalayıp, kolundan tutarak dışarı çıkardıkları, sanık ... katılana hitaben “kardeşim senin yüzünden 3 ay hastanede yattı, sende cezaevinden hemen çıktın, kardeşimi yaralamanın bedelini, hastane masraflarını vereceksin, bana 1500-2000.-TL para ödeyeceksin, yoksa öldürürüm“ dediği, bu sırada sanık ...'nin de "ver şu bıçağı da şunu deleyim” diyerek sanık ...'ın cebinden bıçağını çıkartarak katılana gösterdiği, katılanın "babamdan para alıp size vereyim" diyerek sanıkların yanından ayrılarak kolluğa müracaat ettiği anlaşılmakla,
Hal böyle olunca;
1-Öncelikle, sanıkların iddia ettiği gibi katılan tarafından, sanık ...'ın kardeşine yapılan bir haksız eylem olup olmadığı, sanığın kardeşinin bu nedenle hastanede tedavi görüp görmediği, görmüş ise hastane masraflarının kim tarafından karşılandığı, sanık ...'ın bu nedenle bir harcama yapıp yapmadığı araştırılıp, sanıkların suç teşkil eden haksız fiilini hukuken korunan bir alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri tespit edildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de, oluş ve dosya kapsamına göre yasal koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
3-TCK'nın 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma, Tehdit
HÜKÜM: Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıklar ... ile ...'nin hala-dayı çocukları oldukları, olaydan yaklaşık 3 ay önce katılan ...'in sanık ...'ın erkek kardeşi ...'ı bıçakla yaraladığı, bu olay nedeniyle katılanın bir süre tutuklu kalarak tahliye olduğu, olay günü gündüz vakti katılan ..., yanında arkadaşı tanık ... ile dolaşırken, sanıklarla karşılaştıkları, katılanın sanıkları görür görmez koşar adımlarla uzaklaşarak arkadaşı ... ile birlikte Devlet Hastanesi'ne girdikleri, sanıkların peşinden gidip katılanı yakalayıp, kolundan tutarak dışarı çıkardıkları, sanık ... katılana hitaben “kardeşim senin yüzünden 3 ay hastanede yattı, sende cezaevinden hemen çıktın, kardeşimi yaralamanın bedelini, hastane masraflarını vereceksin, bana 1500-2000.-TL para ödeyeceksin, yoksa öldürürüm“ dediği, bu sırada sanık ...'nin de "ver şu bıçağı da şunu deleyim” diyerek sanık ...'ın cebinden bıçağını çıkartarak katılana gösterdiği, katılanın "babamdan para alıp size vereyim" diyerek sanıkların yanından ayrılarak kolluğa müracaat ettiği anlaşılmakla,
Hal böyle olunca;
1-Öncelikle, sanıkların iddia ettiği gibi katılan tarafından, sanık ...'ın kardeşine yapılan bir haksız eylem olup olmadığı, sanığın kardeşinin bu nedenle hastanede tedavi görüp görmediği, görmüş ise hastane masraflarının kim tarafından karşılandığı, sanık ...'ın bu nedenle bir harcama yapıp yapmadığı araştırılıp, sanıkların suç teşkil eden haksız fiilini hukuken korunan bir alacağı tahsil amacıyla gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri tespit edildikten sonra, sonucuna göre sanıkların hukuki vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yetinilip yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de, oluş ve dosya kapsamına göre yasal koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
3-TCK'nın 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.