Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/7853 K.2012/20140
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Yağma, Şantaj, Hakaret
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve sanık ... ile savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle;
Sanık ... ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Sanık ...’ın yasal süresinden sonra ileri sürdüğü duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,
I- Sanık ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yağma suçunun ilk aşamasının konutta işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanık için 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, anılan Yasanın 61/1. maddesinde gösterilen ve karar yerinde kabul edilen ölçütler dikkate alındığında, sonuca etkili olmadığından; cinsel saldırı suçunun neticesinde mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda, tıbbi rapor alınıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin 5. fıkrasının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarından; sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yağma suçunun ilk aşamasının konutta işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanıklar için 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, anılan Yasanın 61/1. maddesinde gösterilen ve karar yerinde kabul edilen ölçütler dikkate alındığında, sonuca etkili olmadığından; cinsel saldırı suçunun neticesinde mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda, tıbbi rapor alınıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin 5. fıkrasının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarında tekerrür hükmü uygulanırken, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince, denetimli serbestlik tedbirinin “cezaların infazından sonra başlamasına” karar verilmesi gerekirken, “cezaların infazından başlamak suretiyle uygulanmasına” hükmedilmesi,
2- Sanık ... hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının niteliği itibariyle, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümlerden “cezanın infazından başlamak üzere” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, aynı yerlere “cezanın infazından sonra başlamak üzere” kelimelerinin yazılması suretiyle; sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümden 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8. madde ve fıkralarında düzenlenen tekerrür ve denetimli serbestlik hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Maddi çıkar sağlamak için 06.06.2011 tarihinde götürüldüğü evde alıkonulan ve bu aşamada silahla tehdit edilerek üzerindeki 240 Türk Lirası para ile cep telefonu yağmalanan mağdurun; sanıklar ... ve ... tarafından eyleme ara vermeden, ertesi günü belirtilen yere 20.000 Türk Lirası para getirmesinin sağlanması için cinsel ilişki pozisyonunda görüntülerinin cep telefonu ile kayda alındığı ve parayı getirmediği takdirde, bu görüntülerin internet sitelerinde yayınlanacağının kendisine söylendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre; gerçekleştirilen eylem biçimlerinin tamamının bütün halinde yağma suçunun “zor kullanma ve tehdit” olarak tanımlanan yasal unsurunu oluşturduğu; bu bağlamda eylem sırasında, tehditlerin yanı sıra el ve işbirliği içinde hareket edilerek, sanık ...’ın azmettirmesi ile sanıklar ... ve ... tarafında mağdurun uygunsuz fotoğraflarının çekilmesinin ve “İstenilen parayı getirmediği takdirde bunların internete konulacağının” söylenmesinin ayrıca şantaj suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
2- (1) numaralı bozma nedenine göre; sanık ...’un 06.06.2011 tarihinde gerçekleştirilen eyleme katılmadığı, ertesi günü seri numaraları önceden tespit edilmiş paralar ile belirtilen yere gelen mağdurun yanına yaklaşıp “Akşam çekilen fotoğraflar bende, beni takip et” diyerek, ileride bekleyen diğer üç sanığın yanına götürdüğü ve bu sırada yakalandığı anlaşılıp kabul edildiğine göre; sanığın eyleme katıldığı aşama dikkate alındığında, sübut bulan suçunun yağmaya iştirak etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanıklar ..., ... ve ...'a savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretlerinin adı geçen sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, sorumlu tutulmaları ve hükmedilen yargılama giderlerinin toplam ve dökümünün hükmün esasını oluşturan kısa kararda da gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında, şantaj suçu için tekerrür hükmü uygulanırken 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince, denetimli serbestlik tedbirinin “cezaların infazından sonra başlamasına” karar verilmesi gerekirken, “cezaların infazından başlamak suretiyle uygulanmasına” hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 01.11.2012.tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Cinsel saldırı, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Yağma, Şantaj, Hakaret
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve sanık ... ile savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle;
Sanık ... ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Sanık ...’ın yasal süresinden sonra ileri sürdüğü duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,
I- Sanık ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yağma suçunun ilk aşamasının konutta işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanık için 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, anılan Yasanın 61/1. maddesinde gösterilen ve karar yerinde kabul edilen ölçütler dikkate alındığında, sonuca etkili olmadığından; cinsel saldırı suçunun neticesinde mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda, tıbbi rapor alınıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin 5. fıkrasının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, ONANMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarından; sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yağma suçunun ilk aşamasının konutta işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanıklar için 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, anılan Yasanın 61/1. maddesinde gösterilen ve karar yerinde kabul edilen ölçütler dikkate alındığında, sonuca etkili olmadığından; cinsel saldırı suçunun neticesinde mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda, tıbbi rapor alınıp, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinin 5. fıkrasının uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarında tekerrür hükmü uygulanırken, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince, denetimli serbestlik tedbirinin “cezaların infazından sonra başlamasına” karar verilmesi gerekirken, “cezaların infazından başlamak suretiyle uygulanmasına” hükmedilmesi,
2- Sanık ... hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının niteliği itibariyle, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar ... ve ... hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve yağma suçlarında tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümlerden “cezanın infazından başlamak üzere” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, aynı yerlere “cezanın infazından sonra başlamak üzere” kelimelerinin yazılması suretiyle; sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükümden 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7-8. madde ve fıkralarında düzenlenen tekerrür ve denetimli serbestlik hükmünün uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında şantaj suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Maddi çıkar sağlamak için 06.06.2011 tarihinde götürüldüğü evde alıkonulan ve bu aşamada silahla tehdit edilerek üzerindeki 240 Türk Lirası para ile cep telefonu yağmalanan mağdurun; sanıklar ... ve ... tarafından eyleme ara vermeden, ertesi günü belirtilen yere 20.000 Türk Lirası para getirmesinin sağlanması için cinsel ilişki pozisyonunda görüntülerinin cep telefonu ile kayda alındığı ve parayı getirmediği takdirde, bu görüntülerin internet sitelerinde yayınlanacağının kendisine söylendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre; gerçekleştirilen eylem biçimlerinin tamamının bütün halinde yağma suçunun “zor kullanma ve tehdit” olarak tanımlanan yasal unsurunu oluşturduğu; bu bağlamda eylem sırasında, tehditlerin yanı sıra el ve işbirliği içinde hareket edilerek, sanık ...’ın azmettirmesi ile sanıklar ... ve ... tarafında mağdurun uygunsuz fotoğraflarının çekilmesinin ve “İstenilen parayı getirmediği takdirde bunların internete konulacağının” söylenmesinin ayrıca şantaj suçunu oluşturmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
2- (1) numaralı bozma nedenine göre; sanık ...’un 06.06.2011 tarihinde gerçekleştirilen eyleme katılmadığı, ertesi günü seri numaraları önceden tespit edilmiş paralar ile belirtilen yere gelen mağdurun yanına yaklaşıp “Akşam çekilen fotoğraflar bende, beni takip et” diyerek, ileride bekleyen diğer üç sanığın yanına götürdüğü ve bu sırada yakalandığı anlaşılıp kabul edildiğine göre; sanığın eyleme katıldığı aşama dikkate alındığında, sübut bulan suçunun yağmaya iştirak etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 150/2-3. maddesi uyarınca, Baroya yazı yazılarak sanıklar ..., ... ve ...'a savunmalarını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmanlara ödenen avukatlık ücretlerinin adı geçen sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK.nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, sorumlu tutulmaları ve hükmedilen yargılama giderlerinin toplam ve dökümünün hükmün esasını oluşturan kısa kararda da gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında, şantaj suçu için tekerrür hükmü uygulanırken 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince, denetimli serbestlik tedbirinin “cezaların infazından sonra başlamasına” karar verilmesi gerekirken, “cezaların infazından başlamak suretiyle uygulanmasına” hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanları ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 01.11.2012.tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.