Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/360 K.2012/7035
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde yokluğunda kurulan hükmün sonuna “tefhimden itibaren 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini, başlama zamanının ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Mahkemenin kararında, “başvuru biçimi, şekli ve yerinin yöntemine uygun şekilde açıklanmadığı” gibi sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ de edilmediği anlaşılmakla, sanığın 13.10.2008 günlü temyiz istemi süresinde olduğu anlaşıldığından, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2009 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
CMK’nın 210/1. maddesine aykırı biçimde olayın tek görgü tanığı olan ve beyanı hükme esas alınan tanık ...’in duruşmada dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde yokluğunda kurulan hükmün sonuna “tefhimden itibaren 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini, başlama zamanının ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Mahkemenin kararında, “başvuru biçimi, şekli ve yerinin yöntemine uygun şekilde açıklanmadığı” gibi sanığa gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ de edilmediği anlaşılmakla, sanığın 13.10.2008 günlü temyiz istemi süresinde olduğu anlaşıldığından, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2009 günlü temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
CMK’nın 210/1. maddesine aykırı biçimde olayın tek görgü tanığı olan ve beyanı hükme esas alınan tanık ...’in duruşmada dinlenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 04/04/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.