Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2012/25513 K.2013/1233
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yağma suçundan dolayı verilen 9 yıl 2 ay hapis cezasının, etkin pişmanlık koşulları kapsamında kısmi iade edilip edilmediği ve bu nedenle cezadan indirim yapılması gerektiği konusundadır. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek onama kararını kaldırmış ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabileceğini belirterek cezanın kısmi indirime tabi tutulmasını kararlaştırmıştır.
Yağma suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin KAYSERİ 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07/12/2011 tarihli hükmün sanık ve savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 03/07/2012 gün ve 2012/11753 Esas, 2012/13424 Karar sayılı ilamı ile onama yolundaki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/12/2012 gün ve 2012/279931 sayılı yazısı ile itiraza konu uyuşmazlık hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nın 168/1-4 maddesinde düzenlenen kısmi etkin pişmanlık koşullarının bulunduğunun kabulü halinde ise katılandan kısmı iadeye rıza gösterip göstermediğinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle kararın düzeltilmesi isteminde bulunulması üzerine dosya 14/12/2012 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi 07.12.2011 tarih, 2011/220 esas ve 2011/427 sayılı kararı ile sanık ...'nın 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c ve 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
Sanık ... ve savunmanı, sanığın beraat etmesi gerektiği, verilen cezanın çok fazla olduğu ve cezadan malın değerinin azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle hükmü temyiz etmişlerdir.
11.03.2012 gün 2012/44338 nolu tebliğname ise onama istemlidir.
Dairemiz 03.07.2012 gün 2012/11753-13424 sayılı ilamında:
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre, sanık savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın yanındaki kimliği tespit edilemeyen iki kişinin, yakınanı her iki kolundan tutup iş yerine götürerek senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerine incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
Karar vermiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; sanığın katılandan suça konu senet ve parayı yağmaladıktan sonra, şikayet edildiğini öğrenince, çağrı üzerine kolluk birimine kendiliğinden gelerek, senedi katılandan zorla almadığını savunup, suça konu senedi kolluk görevlilerine teslim etmesi şeklindeki davranışın etkin pişmanlık olarak kabul edilmesi gerektiği, katılanın zararının kısmen karşılandığı somut olayda, katılandan kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği düşüncesiyle, onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle bozulması amacıyla itiraz kanun yoluna gitmiştir.
Dosya yeniden incelendi:
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazının KABULÜNE,
2-) Dairemizin 03.07.2012 gün 2012/11753-2012/13424 sayılı Onama kararın KALDIRILMASINA,
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre, sanık savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın yanındaki kimliği tespit edilemeyen iki kişinin, yakınanı her iki kolundan tutup iş yerine götürerek senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, katılandan 400 TL bedelli senet ve 400 TL yağmaladıktan sonra, şikayet edildiğini öğrenince, telefonla çağrılması üzerine kendiliğinden kolluk birimine gelerek, suça konu senedi görevlilere teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; somut olayda katılanın zararının soruşturma aşamasında sanık tarafından kısmen karşılanmış olması nedeniyle, katılana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi 07.12.2011 tarih, 2011/220 esas ve 2011/427 sayılı kararı ile sanık ...'nın 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c ve 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
Sanık ... ve savunmanı, sanığın beraat etmesi gerektiği, verilen cezanın çok fazla olduğu ve cezadan malın değerinin azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle hükmü temyiz etmişlerdir.
11.03.2012 gün 2012/44338 nolu tebliğname ise onama istemlidir.
Dairemiz 03.07.2012 gün 2012/11753-13424 sayılı ilamında:
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre, sanık savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın yanındaki kimliği tespit edilemeyen iki kişinin, yakınanı her iki kolundan tutup iş yerine götürerek senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerine incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
Karar vermiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; sanığın katılandan suça konu senet ve parayı yağmaladıktan sonra, şikayet edildiğini öğrenince, çağrı üzerine kolluk birimine kendiliğinden gelerek, senedi katılandan zorla almadığını savunup, suça konu senedi kolluk görevlilerine teslim etmesi şeklindeki davranışın etkin pişmanlık olarak kabul edilmesi gerektiği, katılanın zararının kısmen karşılandığı somut olayda, katılandan kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı Yasanın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği düşüncesiyle, onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenle bozulması amacıyla itiraz kanun yoluna gitmiştir.
Dosya yeniden incelendi:
1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İtirazının KABULÜNE,
2-) Dairemizin 03.07.2012 gün 2012/11753-2012/13424 sayılı Onama kararın KALDIRILMASINA,
Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre, sanık savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanığın yanındaki kimliği tespit edilemeyen iki kişinin, yakınanı her iki kolundan tutup iş yerine götürerek senet imzalattıklarının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak suçundan zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, katılandan 400 TL bedelli senet ve 400 TL yağmaladıktan sonra, şikayet edildiğini öğrenince, telefonla çağrılması üzerine kendiliğinden kolluk birimine gelerek, suça konu senedi görevlilere teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; somut olayda katılanın zararının soruşturma aşamasında sanık tarafından kısmen karşılanmış olması nedeniyle, katılana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.