Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/8724 K.2011/49587
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 28‑04‑2010 tarihinde mağdurunu “bana para lazım” diyerek tehdit edip çantası ve cep telefonunu zorla alarak yağma suçundan iddia edilmesidir. Ağır Ceza Mahkemesi, savunma ve delillerin incelenmesi sonucunda sanığı yağma suçundan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığın yağma eyleminden 9 gün sonra 08.05.2010 günü saat 17.50 sularında devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerinin durumundan şüphelenmesi üzerine kabaca yaptıkları üst aramasında sahte para bulunması üzerine yakalandığı; sanığın eşgalinin mağdurun yağmalanması olayının şüphelisinin eşgaline benzemesi üzerine mağdur temin edilerek aynı gün saat 22.30'da teşhis işlemi yapılarak alınan beyanında; “28.04.2010 günü saat 23.30 sıralarında 1,75-80 boylarında zayıf yapılı, çökük yanaklı, kirli sakallı, esmer, 25-30 yaşlarında bir şahsın önüne gelerek “bana para lazım”dediğini, parası olmadığını söyleyince şahsın elindeki bıçağı elinde oynattığını, bunu görünce korkup çantasını verdiğini, elinde bulunan 0555 670 82 05 hat numarası ile kullandığı Samsung J 700 marka cep telefonunu da istemesi üzerine telefonunu da verdiğini, koşarak olay yerinden kaçtığını, çığlık atınca mahalle sakinlerinin polisi araması üzerine gelen resmi ekibe olayı anlattığını, ekiple şahsı bulmak için dolaşırken başka bir polis ekibinin çantasını olaydan yaklaşık 10-15 dakika sonra olay yerine yakın bir sokakta bulup kendisine teslim edildiğini, ancak fotoğraf makinesi, anahtarları, sigara ve cep telefonunun çantanın içinde olmadığını, o akşam çok yorgun ve şok geçirdiği için müracaatta bulunmadığını,08.05.2010 günü saat 18.00 sıralarında Bornova karakolundan aranması üzerine gittiği karakolda vermiş olduğu eşgale uygun bir şahsın yakalandığını söylediklerini, karakolda görüp ismini karakolda öğrendiği sanığın olay günü kendisini korkutarak telefonunu ve çantasını zorla alan şahıs olduğunu” beyan etmiş;01.07.2010 tarihli oturumda alınan beyanlarında ise; “teşhis işleminin yapıldığı gün Bornova Karakoluna gittiğinde sanığı dışarıda sigara içerken gördüğünü, ayrıca Bozyaka'da da sanığı merdivenlerden çıkarken bir kez gördüğünü, görüşlerinin anlık olup dikkatlice incelemediğini; olay günü 23.30 sıralarında evine gitmekte iken 30 yaşlarında, 1.70 boylarında, alnı daha açık, sivri çeneli, esmer, zayıf bir şahsın önüne geçtiğini, sokak aydınlatmasının olduğunu ancak yeterli olmamasına karşın yüzünü iyice gördüğünü, şahsın elindeki bıçakla oynaması üzerine çantasını ve cep telefonunu verdiğini, olaydan iki hafta sonra Emniyetten arayıp teşhis için çağırdıklarını, teşhis için önce Bornova karakolunda 2 saat kaldıktan sonra kendisini Bozyaka Asayiş Şubeye götürdüklerini, orada da 3 saat oyalandıktan sonra teşhis işleminin yapıldığını, oldukça yorulduğunu, kendisine gösterilen diğer iki şahsın kendisini yağmalayan şahsa hiç benzemediğini, yalnızca sanığın benzediğinden dolayı o zaman öyle bir teşhiste bulunduğunu, ancak şu an baktığında kendisine karşı yağma eylemini işleyen şahsın sanık olmadığını, ayrıca konuşma şeklinin de benzemediğini, o şahsın kelimeleri daha yuvarlayarak konuştuğunu”,30.09.2010 tarihli oturumda alınan beyanında da “olaydan sonra teşhisten vazgeçmesi şeklinde baskı yapılmadığını, tavsiye ve telkinde bulunulmadığını” beyan etmiş; suçlamaları kabul etmeyen sanığın da 30.09.2010 tarihli oturumdaki esas hakkındaki savunmalarında; “karakolun önünde sigara içtiği sırada mağdurun da karakolun önünde olduğunu, memurlardan birisinin kendisini sağa sola döndürdüğünü, hastaneden tekrar karakola döndüğünde mağdurun kendisini göstererek “beni yağmalayan şahıs budur” dediğini, yakınanı yağmalamış olsaydı başlangıçta 15 dakika beraber olduğunda kendisini göstermesi gerektiğini, karakoldan Bozyaka Asayiş Şubesine gittiğini, teşhis işleminin usulüne uygun olmadığını” savunmuş ve sanığın ikametinde yapılan aramada yağmalanan eşyaların ele geçirilememiş olduğunun anlaşılması karşısında;
Öncelikle; mağdurun olayın akabinde olay mahalline gelen polis ekipleri veya bağlı bulunduğu emniyet birimlerine olayla ilgili herhangi bir yazılı müracaat, kayıt veya bilginin bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa temin edilip; olaydan kısa bir süre sonra bölgeye intikal eden kolluk görevlilerince boş olarak bulunup mağdura teslim edilen çanta üzerinde parmak izi incelemesi yapılıp yapılmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp varsa buna ilişkin belgeler temin edilip; suça konu mallar arasında bulunup 0555 670 82 05 numaralı hat ile kullanılan Samsung J 700 marka ve model cep telefonuna ilişkin baz istasyonu bilgileri ve görüşme dökümleriyle ilgili bilgiler yasal zeminde temin edilip suç tarihi ve sonrasında hangi baz istasyonlarından sinyal verdiği ve herhangi bir telefon konuşmasının olup olmadığı saptanıp; mağdurun teşhisten önce sanığı görüp “beni yağmalayan şahıs budur” şeklindeki betimlemesinin olup olmadığı, gereğinde mağdurdan sorulup belirlendikten sonra mağdurun ilk verdiği eşgal bilgileri ile duruşmadaki sanığın durumu mahkemece müşahede edilip izlenimlerin duruşma tutanağına yansıtılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av. Zülküf Koçoğlu'nun duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle verilen karar 21.12.2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan Altun'un katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında, açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sanığın yağma eyleminden 9 gün sonra 08.05.2010 günü saat 17.50 sularında devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerinin durumundan şüphelenmesi üzerine kabaca yaptıkları üst aramasında sahte para bulunması üzerine yakalandığı; sanığın eşgalinin mağdurun yağmalanması olayının şüphelisinin eşgaline benzemesi üzerine mağdur temin edilerek aynı gün saat 22.30'da teşhis işlemi yapılarak alınan beyanında; “28.04.2010 günü saat 23.30 sıralarında 1,75-80 boylarında zayıf yapılı, çökük yanaklı, kirli sakallı, esmer, 25-30 yaşlarında bir şahsın önüne gelerek “bana para lazım”dediğini, parası olmadığını söyleyince şahsın elindeki bıçağı elinde oynattığını, bunu görünce korkup çantasını verdiğini, elinde bulunan 0555 670 82 05 hat numarası ile kullandığı Samsung J 700 marka cep telefonunu da istemesi üzerine telefonunu da verdiğini, koşarak olay yerinden kaçtığını, çığlık atınca mahalle sakinlerinin polisi araması üzerine gelen resmi ekibe olayı anlattığını, ekiple şahsı bulmak için dolaşırken başka bir polis ekibinin çantasını olaydan yaklaşık 10-15 dakika sonra olay yerine yakın bir sokakta bulup kendisine teslim edildiğini, ancak fotoğraf makinesi, anahtarları, sigara ve cep telefonunun çantanın içinde olmadığını, o akşam çok yorgun ve şok geçirdiği için müracaatta bulunmadığını,08.05.2010 günü saat 18.00 sıralarında Bornova karakolundan aranması üzerine gittiği karakolda vermiş olduğu eşgale uygun bir şahsın yakalandığını söylediklerini, karakolda görüp ismini karakolda öğrendiği sanığın olay günü kendisini korkutarak telefonunu ve çantasını zorla alan şahıs olduğunu” beyan etmiş;01.07.2010 tarihli oturumda alınan beyanlarında ise; “teşhis işleminin yapıldığı gün Bornova Karakoluna gittiğinde sanığı dışarıda sigara içerken gördüğünü, ayrıca Bozyaka'da da sanığı merdivenlerden çıkarken bir kez gördüğünü, görüşlerinin anlık olup dikkatlice incelemediğini; olay günü 23.30 sıralarında evine gitmekte iken 30 yaşlarında, 1.70 boylarında, alnı daha açık, sivri çeneli, esmer, zayıf bir şahsın önüne geçtiğini, sokak aydınlatmasının olduğunu ancak yeterli olmamasına karşın yüzünü iyice gördüğünü, şahsın elindeki bıçakla oynaması üzerine çantasını ve cep telefonunu verdiğini, olaydan iki hafta sonra Emniyetten arayıp teşhis için çağırdıklarını, teşhis için önce Bornova karakolunda 2 saat kaldıktan sonra kendisini Bozyaka Asayiş Şubeye götürdüklerini, orada da 3 saat oyalandıktan sonra teşhis işleminin yapıldığını, oldukça yorulduğunu, kendisine gösterilen diğer iki şahsın kendisini yağmalayan şahsa hiç benzemediğini, yalnızca sanığın benzediğinden dolayı o zaman öyle bir teşhiste bulunduğunu, ancak şu an baktığında kendisine karşı yağma eylemini işleyen şahsın sanık olmadığını, ayrıca konuşma şeklinin de benzemediğini, o şahsın kelimeleri daha yuvarlayarak konuştuğunu”,30.09.2010 tarihli oturumda alınan beyanında da “olaydan sonra teşhisten vazgeçmesi şeklinde baskı yapılmadığını, tavsiye ve telkinde bulunulmadığını” beyan etmiş; suçlamaları kabul etmeyen sanığın da 30.09.2010 tarihli oturumdaki esas hakkındaki savunmalarında; “karakolun önünde sigara içtiği sırada mağdurun da karakolun önünde olduğunu, memurlardan birisinin kendisini sağa sola döndürdüğünü, hastaneden tekrar karakola döndüğünde mağdurun kendisini göstererek “beni yağmalayan şahıs budur” dediğini, yakınanı yağmalamış olsaydı başlangıçta 15 dakika beraber olduğunda kendisini göstermesi gerektiğini, karakoldan Bozyaka Asayiş Şubesine gittiğini, teşhis işleminin usulüne uygun olmadığını” savunmuş ve sanığın ikametinde yapılan aramada yağmalanan eşyaların ele geçirilememiş olduğunun anlaşılması karşısında;
Öncelikle; mağdurun olayın akabinde olay mahalline gelen polis ekipleri veya bağlı bulunduğu emniyet birimlerine olayla ilgili herhangi bir yazılı müracaat, kayıt veya bilginin bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa temin edilip; olaydan kısa bir süre sonra bölgeye intikal eden kolluk görevlilerince boş olarak bulunup mağdura teslim edilen çanta üzerinde parmak izi incelemesi yapılıp yapılmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp varsa buna ilişkin belgeler temin edilip; suça konu mallar arasında bulunup 0555 670 82 05 numaralı hat ile kullanılan Samsung J 700 marka ve model cep telefonuna ilişkin baz istasyonu bilgileri ve görüşme dökümleriyle ilgili bilgiler yasal zeminde temin edilip suç tarihi ve sonrasında hangi baz istasyonlarından sinyal verdiği ve herhangi bir telefon konuşmasının olup olmadığı saptanıp; mağdurun teşhisten önce sanığı görüp “beni yağmalayan şahıs budur” şeklindeki betimlemesinin olup olmadığı, gereğinde mağdurdan sorulup belirlendikten sonra mağdurun ilk verdiği eşgal bilgileri ile duruşmadaki sanığın durumu mahkemece müşahede edilip izlenimlerin duruşma tutanağına yansıtılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanı Av. Zülküf Koçoğlu'nun duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA ilişkin oybirliğiyle verilen karar 21.12.2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan Altun'un katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında, açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.