‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/8695 K.2011/44468

Esas No: 2011/8695 · Karar No: 2011/44468 · Karar Tarihi: 26.10.2011
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yağma suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesidir; mahkeme, soruşturmanın ve duruşmaların sonucunda elde edilen kanıtları ve savunmaları inceleyerek, her iki sanığın da suçu işlediğini ve pişmanlık göstermesinin yasal koşulları karşılamadığını belirlemiştir. Mahkeme, temyiz başvurularını reddederek mahkumiyet kararlarını onaylamış ve suçun tamamlanmasının ardından failin eylemlerini “etkin pişmanlık” olarak değerlendirmediğini ifade etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmaları doğrultusunda yapılan incelemede:

Sanığa yükletilen dava konusu yağma eylemlerinin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,

İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,

Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,

Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,

Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezaların doğru olarak belirlendiği,

Anlaşıldığından, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve savunmanı Av. ...’ın duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün istem gibi ONANMASINA,

II-Sanık ... hakkındaki hükmün temyiz incelemesine gelince:

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya mağdurun zararının giderilmesi halinde etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir. İade veya tazmin hususunun gerçekleşmesi fail tarafından suçun kabuledildiği anlamına da gelmez, yeter ki failin iadeyi serbest iradesiyle gerçekleştirdiği ... olsun. Fail veya ortağı iade veya tazmini doğrudan mağdura yapacakları gibi mağdura ulaştırması muhtemel kişiler aracılığı ile de mağdura veya mağdura ulaştırması muhtemel kişilere de yapılmasının olanaklı olduğu, iadenin kabul edilmemesinin düşünülemeyeceği yasa normu gereği olduğu dikkate alınarak somut olaya gelince;

6.8.2009 tarihli tutanağa göre, sanığın yakalandığında olayı kabul ederek suça konu telefonu suç ortağı olan ve kaçak durumunda olan sanık ...’nın aldığını ifade ettiği, kolluk güçlerince kendi imkanlarıyla sanık ...’nın kimliği ve adresinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı bir durumda, bu beyanıyla da yetinmeyip sanığın ev adresini gösterdikten sonra şahsın evde olmadığının bildirilmesi üzerine polislerle birlikte diğer sanığı bulmak için çevrede dolaştıkları sırada görmesi üzerine, polislere gösterip yakalanmasını sağladığı, yakınana ait yağmalanan cep telefonunun sanık ...'nın üzerinden elde edilerek el konulduğu ve yakınana teslim edilmesinin sağlandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, suç tamamladıktan sonra failin duyduğu pişmanlığı anılan davranışlar yoluyla ifade etmesinin, olayın özelliğine göre iade iradesi olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, bu sanık yönünden şahsi bir hal olan etkin pişmanlığın olayda şartlarının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK’nın 168/3. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz dilekçesinde ve savunmanı Av. ...’in duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle verilen karar 26/10/2011 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in katıldığı oturumda, sanık savunmanının yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?