Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11906 K.2012/977
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kolluk tarafından 06.12.2010 günlü “Teslim Tesellüm Tutanağından” ve dosya kapsamındaki sanık ifadelerinden ele geçirilen ve emanetin 2010/13101 sırasında kayda alınan 2850 liranın sanık ...'ın üzerinde bulunduğu mahkemece bu şekilde saptandığının anlaşılması karşısında; adı geçen sanığa iadesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiş;
Sanık ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılğının 09.12.2010 gün 2010/1453 soruşturma- 2010/464 Esas nolu iddianame ile mala zarar verme ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından cezalandırılması istemi ile dava açıldığı adı geçen sanık hakkında 1.03.2011 tarihli gerekçeli kararın üçüncü sayfasında “ Sanık ...'ın yardım eden durumunda kaldığı eve girmediği , mala zarar vermediğinin” gerekçeli kararda kabul edilmesine karşın kısa ve gerekçeli kararda sanık hakkında üzerine bu suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; adı geçen sanık yönünden mala zarar verme ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dava zamanaşımı süresi içersinde her zaman bir karar alınması mümkün görülmüştür.
Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda yaptıkları plan gereği suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi ile uygulama yapılması , karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... , ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR : Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar vermek
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kolluk tarafından 06.12.2010 günlü “Teslim Tesellüm Tutanağından” ve dosya kapsamındaki sanık ifadelerinden ele geçirilen ve emanetin 2010/13101 sırasında kayda alınan 2850 liranın sanık ...'ın üzerinde bulunduğu mahkemece bu şekilde saptandığının anlaşılması karşısında; adı geçen sanığa iadesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiş;
Sanık ... hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılğının 09.12.2010 gün 2010/1453 soruşturma- 2010/464 Esas nolu iddianame ile mala zarar verme ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından cezalandırılması istemi ile dava açıldığı adı geçen sanık hakkında 1.03.2011 tarihli gerekçeli kararın üçüncü sayfasında “ Sanık ...'ın yardım eden durumunda kaldığı eve girmediği , mala zarar vermediğinin” gerekçeli kararda kabul edilmesine karşın kısa ve gerekçeli kararda sanık hakkında üzerine bu suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; adı geçen sanık yönünden mala zarar verme ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dava zamanaşımı süresi içersinde her zaman bir karar alınması mümkün görülmüştür.
Sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte önceden verdikleri karar doğrultusunda yaptıkları plan gereği suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi ile uygulama yapılması , karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... , ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın “53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak” yerine 53. maddeyle ilgili olarak ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.