‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/2499 K.2011/6272

Esas No: 2007/2499 · Karar No: 2011/6272 · Karar Tarihi: 25.04.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanık …'ın hırsızlık, mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın esasına ilişkin hataları düzeltmiş ve hükmün mahkumiyetini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar vermek, Konut dokunulmazlığını bozmak

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının sanık ... yönünden hükmün esasına yönelik olduğu kabul edilerek, sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için; sanık ... hakkında da temyizin kapsamına göre, hırsızlık suçundan kurulan hüküm için yapılan incelemede:

I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, çelişkili anlam oluşturacak biçimde “müştereken ve mütesaviyen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderlerinin alınmasına ilişkin bölümünden “müştereken ve mütesaviyen” kelimeleri çıkartılarak, yerine “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” kelimelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanık ...'ın diğer sanıkla birlikte mağdura ait evde hırsızlık yapmaya karar vererek el ve iş birliği içinde eylemlere bina önünde gözcülük yapmak suretiyle katıldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçu yönünden hakkında 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1-2. maddesi ile uygulama yapılması ve mala zarar vermek suçu yönünden şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği de sorularak, sonucuna göre suç tarihi itibariyle vaki şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 73/4. ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,

2- Gündüz vakti konut dokunulmazlığını bozmak suçunun iki sanık tarafından el ve işbirliği içinde birlikte işlendiği anlaşıldığına göre, 5237 sayılı TCK'nun 116/1. maddesinin yanı sıra aynı Yasanın 119/1-c maddesinin de uygulanması gerektiği ve bu nedenle anılan suçun kovuşturulmasının “şikayet” koşuluna bağlı olmadığı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

4- Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, çelişkili anlam oluşturacak biçimde “müştereken ve mütesaviyen” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının ve sanık ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?