Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/3022 K.2012/7573
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilmesi üzerine temyiz başvurusu; Mahkeme, hem hırsızlık hem de mala zarar verme kararlarını bozarak, ilgili hükümlerin düzeltilip onaylanmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde:
Adli Sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hırsızlık eyleminin camları kapalı ve kapıları kilit altına alınan araca karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.'nun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması gerekirken anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince, yalnızca 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin anılan yasanın 53/1. maddesinin e) bendindeki hakkın da diğer haklar ile birlikte kullanmaktan yoksunluğun hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar süreceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendisinin alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yakınana ait aracı bulunduğu yerden çalan ve bir süre kullanan sanığın elmenliği altındaki malda zarar yaratmasının ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, Mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde:
Adli Sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Hırsızlık eyleminin camları kapalı ve kapıları kilit altına alınan araca karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.'nun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması gerekirken anılan yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince, yalnızca 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyları açısından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin anılan yasanın 53/1. maddesinin e) bendindeki hakkın da diğer haklar ile birlikte kullanmaktan yoksunluğun hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar süreceğinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCY’nin 53/1. maddesinin (a),(b),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendisinin alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yakınana ait aracı bulunduğu yerden çalan ve bir süre kullanan sanığın elmenliği altındaki malda zarar yaratmasının ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağının düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.