‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/17964 K.2012/8335

Esas No: 2008/17964 · Karar No: 2012/8335 · Karar Tarihi: 24.04.2012
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozmaKimin lehine: Kısmen sanık
Uyuşmazlık
Sanık hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen hak yoksunluğu hükmünün içeriği ile mala zarar verme suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi hususları tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
  • Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
  • 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın zararlarını giderip gidermeyeceği sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; anılan maddenin 06/12/2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle değişik 9. fıkrasında;
  • “altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa taksitler halinde ödeme olanağı verilip verilmeyeceği tartışılmadan, yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Gerekçe
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, hırsızlık suçuna ilişkin hükümde koşullu salıverilen sanık hakkında velayet ve vesayet yasaklamasının uygulanmayacağının belirtilmesi gerektiğini tespit etmiştir. Mala zarar verme suçu yönünden ise mahkemenin, sanığa zararı taksitler halinde ödeme imkanı tanıyıp tanımayacağını tartışmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını vermemesini hukuka aykırı bulmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
  • Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
  • Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
  • “altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa taksitler halinde ödeme olanağı verilip verilmeyeceği tartışılmadan, yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç
Sanık, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, hırsızlık suçuna ilişkin hak yoksunluğu kısmını düzelterek onamış, mala zarar verme suçuna ilişkin hükmü ise taksitli ödeme imkanının değerlendirilmemesi nedeniyle bozmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
  • Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
  • Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
  • Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanık hakkında mala zarar verme suçudan kurulan hükmün incelenmesinde;

5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın zararlarını giderip gidermeyeceği sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; anılan maddenin 06/12/2006 gün ve 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle değişik 9. fıkrasında; “altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getirmediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa taksitler halinde ödeme olanağı verilip verilmeyeceği tartışılmadan, yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.