Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/27236 K.2011/35689
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yağma ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilmesiyle ilgili temyiz başvurusudur; Mahkeme, usul ve kanuna uygun bulduğu hükmü onaylayarak temyizi reddetti ve mahkumiyet kararını sürdürdü.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Yağma, Mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle;
Sanık ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği anlaşıldığından, sanık savunmanının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2- Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Olay tarihinde saat 23.15 sıralarında katılanlar ..., ... ve ...’ın yanlarında tanık ... da olduğu halde bir yakınlarının düğününden çıkıp havanın sıcak olması nedeniyle aşırı derecede terleyip gömlek değiştirmek zorunda kalan ...’nun evine gidip Burak’ın gömlek değiştirmesini müteakip birlikte düğün yerine dönmekteyken, Ayvalı Merkez Camii’nin yakınındaki bir kuruyemişçi dükkanının önüne geldiklerinde meyve suyu almak için durdukları, bu sırada ...’nun katılanlardan ...’a 10 lira vererek inip meyve suyu almasını istediği, katılanların içinde bulundukları araçla durdukları yere yakın bir yerde, diğer sanıklar ... ve ... ...’nün, ...’a ...’nun para verdiğini görmeleri üzerine, araçtan inip kuruyemiş bayiine yönelen ...’a sanıklardan ... ...’nün “kimsiniz nerenin bebesisiniz” şeklinde soru yönelterek ...’nun vermiş olduğu parayı sağ elinde bulunduran Selim’in para olan eline sarıldığı, böyle bir tavır beklemeyen katılan ...’in avucundaki paranın yere düştüğü, Selim ile sanık ...’ın bu şekildeki aralarında çıkan arbedeyi bulundukları araç içinden gören diğer katılanlar Metin ve Burak’ın da araçtan dışarı çıktıkları, tanık Hayati’nin araçta kaldığı, sanıklar Murat ve ...’ın katılanlarla kavgaya tutuştukları, olay yerine yakın bir mesafede bulunan 8-10 kişinin de bu aşamada olaya katıldığı, katılanlar ..., ... ve ...’ın 16.07.2008 tarihli teşhis tutanağında da bu hali olay sırasında; sanık ...’un katılan ...’a yumruk atan kişi olduğu teşhisi ile katılanların 28.08.2008 tarihli oturumda; olayın ilk anında iki kişi olduğunu belirttikleri ancak sanığın ise sonradan gelen 8-10 kişi arasında bulunduğunu, 10 TL paranın alınmasından sonra sanığın geldiğini, aynı oturumda beyanı alınan tanık ...’nın da; önden gelen iki kişinin kendilerinden para istediklerini, müşteki Selim’in para verdiğini görmediğini, bu para isteme olayından çok kısa bir süre sonra 8-10 kişi daha geldiğini, gelen grup içinde sanık ...’nin bulunduğunun, arabaya taşla vurarak zarar verdiğini, beyan etmiş olması, sanığın ise olay sırasında yanında ... ve ... isimli arkadaşları ile Ayvalı Merkez Camii yanında yürüdüğü sırada, kendisini kavgaya karışmış olduğunu teşhis eden ..., ... ve ...’ın görevlilerin yanlarında bulunduklarını, bu şahısların kendilerine doğru koştuklarını, yanına gelince saldırdıklarını, bu şahıslara sakat olduğunu ayrıca konunun ne olduğunu sorduğunu, şahıslara olayda olmadığını, onların da kendisinin olaya karışmadığını söylediklerini, bu konuşmalardan sonra evine gittiğini, 16.07.2007 günü saat 01.10 sıralarında Seval caddesi üzerinde yürüdüğü sırada, sivil görevlilerce götürülüp, müştekilere teşhis ettirildiğini, bu olayla ilgili çevreden olaya karışan ... adlı şahsı tanıdığını, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, olaya karışmadığını beyan etmiş olması karşısında; öncelikle sanık ...’un beyanında geçen ... ve ... isimli şahısların açık kimlikleri resen araştırılıp saptanarak gereğinde olayla ilgili beyanları alınıp yakınanların ve tanık Hayati’nin teşhis ve mahkeme huzurundaki anlatımları da göz önünde tutulup olayı başlatan ve haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ... ve ... ...’nün Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/306 esas 2009/36 sayılı dosyasının vaki bağlantısı da dikkate alınarak, anılan dosyanın celp edilip incelenerek gereğinde, onaylı bir suretin bu dosya içinde denetime olanak verecek biçimde bulundurularak sonucuna göre, deliller bir bütün halinde değerlendirilip, sanığın olayın başlangıcı, gelişme, sonuçlanma aşamalarında hangi evrede, ne şekilde yer aldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp, buna göre hukuki vasfın tayini gerektiği dikkate alınmadan, eksik incelemeyle yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Yağma, Mala zarar vermek
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmekle;
Sanık ve savunmanının duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvurulabileceğinin hükümde gösterilmediği anlaşıldığından, sanık savunmanının temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1- Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2- Yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Olay tarihinde saat 23.15 sıralarında katılanlar ..., ... ve ...’ın yanlarında tanık ... da olduğu halde bir yakınlarının düğününden çıkıp havanın sıcak olması nedeniyle aşırı derecede terleyip gömlek değiştirmek zorunda kalan ...’nun evine gidip Burak’ın gömlek değiştirmesini müteakip birlikte düğün yerine dönmekteyken, Ayvalı Merkez Camii’nin yakınındaki bir kuruyemişçi dükkanının önüne geldiklerinde meyve suyu almak için durdukları, bu sırada ...’nun katılanlardan ...’a 10 lira vererek inip meyve suyu almasını istediği, katılanların içinde bulundukları araçla durdukları yere yakın bir yerde, diğer sanıklar ... ve ... ...’nün, ...’a ...’nun para verdiğini görmeleri üzerine, araçtan inip kuruyemiş bayiine yönelen ...’a sanıklardan ... ...’nün “kimsiniz nerenin bebesisiniz” şeklinde soru yönelterek ...’nun vermiş olduğu parayı sağ elinde bulunduran Selim’in para olan eline sarıldığı, böyle bir tavır beklemeyen katılan ...’in avucundaki paranın yere düştüğü, Selim ile sanık ...’ın bu şekildeki aralarında çıkan arbedeyi bulundukları araç içinden gören diğer katılanlar Metin ve Burak’ın da araçtan dışarı çıktıkları, tanık Hayati’nin araçta kaldığı, sanıklar Murat ve ...’ın katılanlarla kavgaya tutuştukları, olay yerine yakın bir mesafede bulunan 8-10 kişinin de bu aşamada olaya katıldığı, katılanlar ..., ... ve ...’ın 16.07.2008 tarihli teşhis tutanağında da bu hali olay sırasında; sanık ...’un katılan ...’a yumruk atan kişi olduğu teşhisi ile katılanların 28.08.2008 tarihli oturumda; olayın ilk anında iki kişi olduğunu belirttikleri ancak sanığın ise sonradan gelen 8-10 kişi arasında bulunduğunu, 10 TL paranın alınmasından sonra sanığın geldiğini, aynı oturumda beyanı alınan tanık ...’nın da; önden gelen iki kişinin kendilerinden para istediklerini, müşteki Selim’in para verdiğini görmediğini, bu para isteme olayından çok kısa bir süre sonra 8-10 kişi daha geldiğini, gelen grup içinde sanık ...’nin bulunduğunun, arabaya taşla vurarak zarar verdiğini, beyan etmiş olması, sanığın ise olay sırasında yanında ... ve ... isimli arkadaşları ile Ayvalı Merkez Camii yanında yürüdüğü sırada, kendisini kavgaya karışmış olduğunu teşhis eden ..., ... ve ...’ın görevlilerin yanlarında bulunduklarını, bu şahısların kendilerine doğru koştuklarını, yanına gelince saldırdıklarını, bu şahıslara sakat olduğunu ayrıca konunun ne olduğunu sorduğunu, şahıslara olayda olmadığını, onların da kendisinin olaya karışmadığını söylediklerini, bu konuşmalardan sonra evine gittiğini, 16.07.2007 günü saat 01.10 sıralarında Seval caddesi üzerinde yürüdüğü sırada, sivil görevlilerce götürülüp, müştekilere teşhis ettirildiğini, bu olayla ilgili çevreden olaya karışan ... adlı şahsı tanıdığını, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediğini, olaya karışmadığını beyan etmiş olması karşısında; öncelikle sanık ...’un beyanında geçen ... ve ... isimli şahısların açık kimlikleri resen araştırılıp saptanarak gereğinde olayla ilgili beyanları alınıp yakınanların ve tanık Hayati’nin teşhis ve mahkeme huzurundaki anlatımları da göz önünde tutulup olayı başlatan ve haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ... ve ... ...’nün Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/306 esas 2009/36 sayılı dosyasının vaki bağlantısı da dikkate alınarak, anılan dosyanın celp edilip incelenerek gereğinde, onaylı bir suretin bu dosya içinde denetime olanak verecek biçimde bulundurularak sonucuna göre, deliller bir bütün halinde değerlendirilip, sanığın olayın başlangıcı, gelişme, sonuçlanma aşamalarında hangi evrede, ne şekilde yer aldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanıp, buna göre hukuki vasfın tayini gerektiği dikkate alınmadan, eksik incelemeyle yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.