Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/18456 K.2011/1848
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların yağma suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen karara karşı yapılan temyiz başvurusudur. Mahkeme, eksik inceleme ve yasal uygulama hatalarını tespit ederek kararın bozulmasına hükmeder.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2008 gün ve 2007/1441-2008/1129 sayılı kararla verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karar için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine yerinde ihtarda bulunulması olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları ile sanık ... savunmanının 04.05.2010 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü tahliye istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olaydan önce oluşan kalça kırığı nedeniyle kemiğinde protez takılı olan katılanın, yağma suçunun işlendiği sırada sanıklara karşı bedensel olarak kendini savunamayacak durumda olup olmadığı uzman hekim raporu ile saptanıp, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (e) bendinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Katılandan yağmalanan cep telefonunun kolluk görevlileri tarafından rızai iade olmadan sanık ...'de ele geçirildiğinin; yağmalanan 300 Euro ve 210 Türk Lirası karşılığı olarak da sanık ...'ın annesi tarafından toplam 1.200 Türk
Lirasının kovuşturma aşamasında ödendiğinin ve katılanın 19.02.2010 tarihli oturumda “zararlarının ödendiği için sanıklar ... ve ...'den şikayetçi olmadığını” belirttiğinin anlaşılması karşısında; cep telefonunun rizai iade olmadan ele geçirilmiş olması da dikkate alınarak, katılanın kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye onay verip vermediği ve herhangi bir ödemede bulunmayan sanık ...'in diğer sanıkların gösterdikleri “etkin pişmanlık” davranışlarına karşı duruşu olup olmadığı saptanıp sonuçlarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinin ve aynı maddenin 4. fıkrasının uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, ilgili kayıtlara ilişkin onaylı mahkeme ilamları getirtilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbeslik tedbirinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 19.11.2008 gün ve 2007/1441-2008/1129 sayılı kararla verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karar için 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine yerinde ihtarda bulunulması olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları ile sanık ... savunmanının 04.05.2010 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü tahliye istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Olaydan önce oluşan kalça kırığı nedeniyle kemiğinde protez takılı olan katılanın, yağma suçunun işlendiği sırada sanıklara karşı bedensel olarak kendini savunamayacak durumda olup olmadığı uzman hekim raporu ile saptanıp, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (e) bendinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Katılandan yağmalanan cep telefonunun kolluk görevlileri tarafından rızai iade olmadan sanık ...'de ele geçirildiğinin; yağmalanan 300 Euro ve 210 Türk Lirası karşılığı olarak da sanık ...'ın annesi tarafından toplam 1.200 Türk
Lirasının kovuşturma aşamasında ödendiğinin ve katılanın 19.02.2010 tarihli oturumda “zararlarının ödendiği için sanıklar ... ve ...'den şikayetçi olmadığını” belirttiğinin anlaşılması karşısında; cep telefonunun rizai iade olmadan ele geçirilmiş olması da dikkate alınarak, katılanın kovuşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iadeye onay verip vermediği ve herhangi bir ödemede bulunmayan sanık ...'in diğer sanıkların gösterdikleri “etkin pişmanlık” davranışlarına karşı duruşu olup olmadığı saptanıp sonuçlarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinin ve aynı maddenin 4. fıkrasının uygulama olanağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
3- Adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, ilgili kayıtlara ilişkin onaylı mahkeme ilamları getirtilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbeslik tedbirinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.