Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/10114 K.2011/48295
Özet: Uyuşmazlık, 27 Şubat 2002’de işlenen hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusudur. Mahkeme, zamanaşımının dolmuş olduğunu tespit ederek kararın bozulmasına ve sanığın hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 27.2.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirdiği anlaşıldığından, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince:
25.12.2003 gün ve 2003/990-1045 E.K.sayılı hükmün sanık ... tarafından yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.09.2005 gün 2004/31659-2005/15048 E.K. kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için hükmün bozulmasına, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yararlandırılmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın da yararlandırılarak 26.12.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; hükümlü ... hakkında verilen 25.12.2003 gün ve 2003/990-1045 E.K. sayılı kararın kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkında yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/ilk maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımını kesici işlemlerden herhangi birisi gerçekleşmeden 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 27.2.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması;
Bozmayı gerektirdiği anlaşıldığından, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesine gelince:
25.12.2003 gün ve 2003/990-1045 E.K.sayılı hükmün sanık ... tarafından yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 26.09.2005 gün 2004/31659-2005/15048 E.K. kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için hükmün bozulmasına, bozmadan hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yararlandırılmasına karar verildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın da yararlandırılarak 26.12.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; hükümlü ... hakkında verilen 25.12.2003 gün ve 2003/990-1045 E.K. sayılı kararın kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkında yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.