Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/9968 K.2011/8453
Özet: Uyuşmazlık, 15 Eylül 2005 tarihli hırsızlık kararıyla ilgili olarak sanığın temyiz süresinin geçmesi ve kanun yollarının açıkça belirtilmemesi nedeniyle ortaya çıktı; mahkeme, 28 Kasım 2006 red kararını kaldırarak zamanaşımı nedeniyle davayı düşürdü. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetini bozdu ve kamu davasını zamanaşımı sebebiyle sonlandırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
15.09.2005 tarihli yoklukta verilen hükmün sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, sanığın 08.11. 2006 tarihli dilekçesi ile 5237 sayılı Yasanın lehe olan hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi üzerine, mahkemece 28.11.2006 tarihli karar ile hükmün 5237 sayılı Yasa döneminde lehe kanun karşılaştırmasının yapılarak verildiğinden bahisle red kararı verildiğinin, bu ... sanığın 18.04.2008 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; 15.09.2005 tarihli kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden sanık ...’nun temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 tarihli red kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 492/7. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 05.04.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
15.09.2005 tarihli yoklukta verilen hükmün sanığa Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, sanığın 08.11. 2006 tarihli dilekçesi ile 5237 sayılı Yasanın lehe olan hükümlerinden faydalanmak istediğini belirtmesi üzerine, mahkemece 28.11.2006 tarihli karar ile hükmün 5237 sayılı Yasa döneminde lehe kanun karşılaştırmasının yapılarak verildiğinden bahisle red kararı verildiğinin, bu ... sanığın 18.04.2008 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki açık ve buyurucu hükümleri karşısında; 15.09.2005 tarihli kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şekli açıkça belirtilmediğinden sanık ...’nun temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2006 tarihli red kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 492/7. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 05.04.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.