Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/3758 K.2012/15527
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanıkların temyiz itirazlarını reddederek, mevcut mahkumiyet kararının onaylandığını belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında kurulan İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2005 gün ve 2001/1171 Esas, 2005/458 Karar sayılı önceki hükmünün sanık yönünden temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen sanık hakkındaki temyiz edilmeyen ilk hüküm, kesinleştirildikten sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Sanık ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçenin savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 09.05.2006 tarih ve 2005/762 Esas, 2006/367 Karar sayılı hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle; ... hakkında yeniden kurulan 09.05.2006 tarihli hükme yönelik, konusu bulunmayan sanık ... savunmanının temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın, geceleyin, şikayetçi olan yakınana ait kilitli olan aracın direksiyon kablolarını keserek maddi zarar oluşturmak suretiyle hırsızlığa kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nun 493/1, 62, 522 (pek fahiş), 95/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 35/2, 53; 151/1, 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında kurulan İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2005 gün ve 2001/1171 Esas, 2005/458 Karar sayılı önceki hükmünün sanık yönünden temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen sanık hakkındaki temyiz edilmeyen ilk hüküm, kesinleştirildikten sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Sanık ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçenin savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 09.05.2006 tarih ve 2005/762 Esas, 2006/367 Karar sayılı hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle; ... hakkında yeniden kurulan 09.05.2006 tarihli hükme yönelik, konusu bulunmayan sanık ... savunmanının temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın, geceleyin, şikayetçi olan yakınana ait kilitli olan aracın direksiyon kablolarını keserek maddi zarar oluşturmak suretiyle hırsızlığa kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nun 493/1, 62, 522 (pek fahiş), 95/2. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 143, 35/2, 53; 151/1, 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.