Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2626 K.2012/10412
Özet: (1) Sanıkların gece vakti işyerine girerek hırsızlık suçunu işlemesi ve mahkemenin bu eylemi için 5237 sayılı TCK hükümlerini dikkate alarak hüküm kurması konusundaki uyuşmazlık. (2) Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararının temyizinde, hatalı kanıt değerlendirmeleri, yaş küçüklüğü nedeniyle yapılan indirimlerin yanlış uygulanması ve yargılama giderlerinin ayrı ayrı sorumluluğunun göz ardı edilmesi gibi eksiklikler tespit edilerek, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar ile mahkeme kararı bozulmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların gece vakti mağdurların işyerine girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 119/1-c maddelerinde öngörülen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 03.06.2006 tarihinde Pozantı Asliye Ceza Mahkemesince yerinde keşif yapıldığı, keşifte dinlenen teknik bilirkişi ...'ya raporunu hazırlaması için 10 günlük süre verildiğinin anlaşılması karşısında; bilirkişi raporunun denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içine konulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması;
2- 12.05.2005 tarihli görgü tespit tutanaklarında; işyerinin giriş bölümü olan profil giriş kapısında karşılıklı olarak her iki tarafta da tornavida ve levye izlerinin olduğu, mevcut kapının levye ile zorlanarak açılıp girildiğinin tespit olunduğunun belirtildiği, keşif mahalinde dinlenen tutanak müzmini polis memuru ...'in; ihbar üzerine olay yerine gittiğini, işyerinin kapısının zorlanarak açıldığını gördüğünü ifade ettiği; keşif yerinde beyanları alınan işyeri sahipleri mağdurlar ... ve ...'in; işyerlerinin demir korkulukları olmadığını, plastik olan pvc kapılarının zorlanarak açıldığını belirttikleri; bu bağlamda sanıkların anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullanarak işyerininin kapısını açtıklarına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
3- 15-18 yaş gurubunda bulunan sanık ... hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesiyle indirim yapılırken suç tarihinin 08.07.2005'ten önce olması nedeniyle indirim oranın 1/2 yerine 1/3 olarak belirlenerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
4- Sanık ...'ın yaş küçüklüğü dikkate alınarak uzlaşma teklifinin 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı Yasanın 253/4. maddesi uyarına kanuni temsilcisine yapılması gerektiğinin düşülmeden 250 YTL'lik avansın depo edilmediği gerekçesiyle uzlaştırmacı avukat görevlendirilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarıyla ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların gece vakti mağdurların işyerine girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4, 119/1-c maddelerinde öngörülen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 03.06.2006 tarihinde Pozantı Asliye Ceza Mahkemesince yerinde keşif yapıldığı, keşifte dinlenen teknik bilirkişi ...'ya raporunu hazırlaması için 10 günlük süre verildiğinin anlaşılması karşısında; bilirkişi raporunun denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içine konulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması;
2- 12.05.2005 tarihli görgü tespit tutanaklarında; işyerinin giriş bölümü olan profil giriş kapısında karşılıklı olarak her iki tarafta da tornavida ve levye izlerinin olduğu, mevcut kapının levye ile zorlanarak açılıp girildiğinin tespit olunduğunun belirtildiği, keşif mahalinde dinlenen tutanak müzmini polis memuru ...'in; ihbar üzerine olay yerine gittiğini, işyerinin kapısının zorlanarak açıldığını gördüğünü ifade ettiği; keşif yerinde beyanları alınan işyeri sahipleri mağdurlar ... ve ...'in; işyerlerinin demir korkulukları olmadığını, plastik olan pvc kapılarının zorlanarak açıldığını belirttikleri; bu bağlamda sanıkların anahtar ya da başka bir aleti anahtar gibi kullanarak işyerininin kapısını açtıklarına ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan yerinde ve yasal olmayan gerekçeyle hüküm kurulması,
3- 15-18 yaş gurubunda bulunan sanık ... hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 31/3. maddesiyle indirim yapılırken suç tarihinin 08.07.2005'ten önce olması nedeniyle indirim oranın 1/2 yerine 1/3 olarak belirlenerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
4- Sanık ...'ın yaş küçüklüğü dikkate alınarak uzlaşma teklifinin 5560 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı Yasanın 253/4. maddesi uyarına kanuni temsilcisine yapılması gerektiğinin düşülmeden 250 YTL'lik avansın depo edilmediği gerekçesiyle uzlaştırmacı avukat görevlendirilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarıyla ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.