Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/20291 K.2012/2182
Özet: Uyuşmazlık, silahlı gasp suçundan dolayı verilen 15 yıl hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümleriyle 5 yıl hapis ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yeniden değerlendirilip denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması talebine ilişkin. Mahkeme, lehe kanununun uygulanmasının duruşmalı yapılmasını gerektirdiğini belirterek kararın bozulmasına hükmederek sanığın 5 yıl hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesini ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasını kabul etti.
Silahlı gasp suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/2 delaletiyle 497/1, 81/2,3. maddeleri gereğince 15 yıl 1 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, SİVAS l. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2002 tarihli ve 2002/20-33 sayılı kararının infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un 148/1 delaletiyle 149/1-a, 150/2. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve aynı Kanun'un 58/7. maddesi uyarınca cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 09/06/2005 tarihli ve 2005/122-61 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.09.2009 gün ve 50156 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığının 28.09.2009 gün ve KYB/2009/209932 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 05.10.2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde,
2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında sabıkalı olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre,
Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih ve 2002/20-33 sayılı kesinleşmiş kararına ilişkin uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümle ilgili olarak, 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeden, hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesiyle uygulama yapılmasında ve anılan Yasaya göre yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerekirken evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden, hükümlü ... hakkında yağma suçundan Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.06.2005 tarih ve 2005/122-61 sayılı hükmün CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallince yerine getirilmesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan Yazıda;
(1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde,
2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında sabıkalı olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre,
Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2002 tarih ve 2002/20-33 sayılı kesinleşmiş kararına ilişkin uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümle ilgili olarak, 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmeden, hükümlü hakkında 5237 sayılı Yasanın 58. maddesiyle uygulama yapılmasında ve anılan Yasaya göre yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerekirken evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden, hükümlü ... hakkında yağma suçundan Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 09.06.2005 tarih ve 2005/122-61 sayılı hükmün CMK. nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallince yerine getirilmesine, 09.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.