Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/14528 K.2012/21971
Özet: Uyuşmazlık konusu, mahkemeye sunulan hırsızlık davasında sanıkların temyiz itirazları ve çeklerin değerinin belirlenmesi ile ilgili hukuki eksikliklerdir. Mahkeme, temyiz başvurularını kabul ederek 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek önceki mahkumiyet kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Uygulamada her bir çek yaprağının, ilgili yıla göre tespit edilen Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca açıklanan değerli kağıt bedeli olduğu gibi bu bedel çek karnesinin teslimi sırasında peşin olarak tahsil edilmektedir. Bunun yanında bankaların kendilerinin belirlediği ve hizmet komisyonu adı altında müşterilerinden bir bedel tahsil ettikleri de bilinen bir uygulamadır. Hal böyle olunca iade edilen boş çeklerin ekonomik değerinin bulunup bulunmadığının tespiti açısıdan yakınandan ve çek muhatabı ilgili bankadan usulünce araştırma yapılarak, yakınanın çek yaprağını alırken herhangi bir bedel ödeyip ödemediği, çekin kaybolması ve çalınması nedeniyle yakınandan herhangi bir adla masraf talep edilip edilmeyeceği hususları açıkça sorulup araştırılarak sonucuna göre, TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlemesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Uygulamada her bir çek yaprağının, ilgili yıla göre tespit edilen Değerli Kağıtlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca açıklanan değerli kağıt bedeli olduğu gibi bu bedel çek karnesinin teslimi sırasında peşin olarak tahsil edilmektedir. Bunun yanında bankaların kendilerinin belirlediği ve hizmet komisyonu adı altında müşterilerinden bir bedel tahsil ettikleri de bilinen bir uygulamadır. Hal böyle olunca iade edilen boş çeklerin ekonomik değerinin bulunup bulunmadığının tespiti açısıdan yakınandan ve çek muhatabı ilgili bankadan usulünce araştırma yapılarak, yakınanın çek yaprağını alırken herhangi bir bedel ödeyip ödemediği, çekin kaybolması ve çalınması nedeniyle yakınandan herhangi bir adla masraf talep edilip edilmeyeceği hususları açıkça sorulup araştırılarak sonucuna göre, TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlemesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.