Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/11362 K.2012/6801
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde ortaya çıkan hukuki eksiklikler üzerineydi. Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirerek kararın bozulmasına hükmedip yeni bir mahkumiyet kararı vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere sanığın varlığından haberdar olmadığı zorunlu savunmana yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmadığından sanığın kararı öğrenme tarihinden itibaren temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Sanığın yakalandığı sırada her iki yakınana ait çalınan otomobillerin bulunduğu yeri kolluk görevlilerine göstererek otomobillerin kısmen hasarlı olarak yakınanlara iadesini sağladığı anlaşılmakla yakınanlara kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına onay verip vermedikleri sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere sanığın varlığından haberdar olmadığı zorunlu savunmana yapılan tebligat hukuki sonuç doğurmadığından sanığın kararı öğrenme tarihinden itibaren temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Sanığın yakalandığı sırada her iki yakınana ait çalınan otomobillerin bulunduğu yeri kolluk görevlilerine göstererek otomobillerin kısmen hasarlı olarak yakınanlara iadesini sağladığı anlaşılmakla yakınanlara kısmi iade nedeniyle sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına onay verip vermedikleri sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.