Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/12736 K.2011/40334
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak mahkumiyet kararı üzerine temyiz başvurusu yapılmasıdır; mahkeme, temyiz edilmeden kesinleşmiş ikinci bir hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirleyerek bu kararın geçersiz sayılmasını kabul etmiştir. Sonuç olarak, mahkeme temyiz itirazını reddederek dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü hakkında kurulan Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2004 gün ve 2003/141 Esas, 2004/137 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ...’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2005 tarih 2004/187638 sayılı yazısı ile “ 31.03.2005 günlü Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi 2. fıkrasındaki, bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iade edilir”. denilerek iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın, yargılamaya katılarak 17.07.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; somut olayda; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, hükümlü hakkında verilen 06.07.2004 gün ve 2001/141 Esas, 2004/137 karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü hakkında kurulan Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2004 gün ve 2003/141 Esas, 2004/137 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmediğinden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ...’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2005 tarih 2004/187638 sayılı yazısı ile “ 31.03.2005 günlü Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan 23.03.2005 gün ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi 2. fıkrasındaki, bu kanunun yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince verilmiş olup, temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava dosyalarından lehe kanun hükümlerinin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme gerektiği açıkça anlaşılanlar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iade edilir”. denilerek iade edildiği, mahkemece yeniden yargılama yapılıp hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’ın, yargılamaya katılarak 17.07.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; somut olayda; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, hükümlü hakkında verilen 06.07.2004 gün ve 2001/141 Esas, 2004/137 karar sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında hüküm kesinleşmiş olan sanık hakkında tekrar yargılanma sürecine dahil dilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; hükümlü hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.