Yargıtay2. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/5863 K.2018/11178
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen beraat ve hüküm kararlarının temyiz edilip edilmediği ve bu temyiz dosyalarının geçerliliği konusundaki anlaşmazlıklardır. Mahkeme, hırsızlık hususunda temyiz istemini reddederken, mala zarar verme hususundaki hükmü hukuki değerden yoksun olarak kabul ederek bozan ve temyiz dilekçesine izin vermemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; O yer Cumhuriyet savcısının 23.02.2012 havale tarihli temyiz dilekçesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 07.02.2012 tarihinde verilen beraat kararını temyiz ettiği, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunmadığı, bu suç yönünden verilen beraat kararının kesinleştiği, Dairemizin 26.06.2013 tarih 2012/26965 E-2013/17456 K sayılı bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda 18.09.2014 tarihinde mala zarar verme suçundan kurduğu hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanığın konusu bulunmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Dairemizin bozma ilamı öncesinde hükmün verildiği 07/02/2012 tarihli duruşma tutanağının başlığında hakimin adı-soyadı ile sicil numarasının yanlış belirtilmesi mahallinde giderilebilir maddi hata kabul edildiğinden, sanığın müştekiye ait otomobili düz kontak yaparak çalıştırıp çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; O yer Cumhuriyet savcısının 23.02.2012 havale tarihli temyiz dilekçesi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 07.02.2012 tarihinde verilen beraat kararını temyiz ettiği, mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminde bulunmadığı, bu suç yönünden verilen beraat kararının kesinleştiği, Dairemizin 26.06.2013 tarih 2012/26965 E-2013/17456 K sayılı bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda 18.09.2014 tarihinde mala zarar verme suçundan kurduğu hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanığın konusu bulunmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; Dairemizin bozma ilamı öncesinde hükmün verildiği 07/02/2012 tarihli duruşma tutanağının başlığında hakimin adı-soyadı ile sicil numarasının yanlış belirtilmesi mahallinde giderilebilir maddi hata kabul edildiğinden, sanığın müştekiye ait otomobili düz kontak yaparak çalıştırıp çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması, her iki fıkradaki ceza sürelerinin aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.