Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/12498 K.2011/7665
Özet: Uyuşmazlık konusu, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesi ve ikinci bir hüküm kurulmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, yeniden kurulan ikinci hükmün hukuki değerden yoksun olduğunu belirterek, sanıkların haklarının korunmasına yönelik olarak kararın bozulmasını ve ilgili dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesini emredmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanı ve hükümlü savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2003 tarih ve 2002/173-2003/128 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın süresinden sonra temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/09/2005 gün ve 2004/7763-2005/10345 sayılı ilamıyla reddine karar verilip kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'na ilişkin ilk hükmün, anılan sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin söz konusu ilamı ile ...'ye 1412 sayılı Yasanın 325. maddesi uyarınca sirayet ettirilerek bozulmasına karar verilip iadesi üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ...'nin tekrar tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan adı geçen sanık savunmanının temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/7-son maddesinde belirtilen hırsızlık suçu için anılan Yasanın 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 24/02/2002 gününden, inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanı ve hükümlü savunmanı
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlü ... hakkında kurulan Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/2003 tarih ve 2002/173-2003/128 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın süresinden sonra temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/09/2005 gün ve 2004/7763-2005/10345 sayılı ilamıyla reddine karar verilip kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ... ve ...'na ilişkin ilk hükmün, anılan sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin söz konusu ilamı ile ...'ye 1412 sayılı Yasanın 325. maddesi uyarınca sirayet ettirilerek bozulmasına karar verilip iadesi üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ...'nin tekrar tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan adı geçen sanık savunmanının temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/7-son maddesinde belirtilen hırsızlık suçu için anılan Yasanın 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımının, suçun işlendiği 24/02/2002 gününden, inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.