Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/11629 K.2012/16882
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yağmaya kalkışma, 6136 sayılı yasaya aykırılık (bıçak taşımak) ve sarhoşluk suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir; Mahkeme, sarhoşlukla ilgili idari para cezasını, 6136 sayılı yasa ihlali için zamanaşımı nedeniyle davayı düşürmeyi ve yağmaya kalkışma suçundan hüküm açıklanmasının geri bırakılmasını reddederek mahkumiyet kararını sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağmaya kalkışma, 6136 sayılı yasaya aykırılık, sarhoşluk
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine de;
Sanık hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 35. maddesi gereğince sarhoşluktan verilen idari para cezasına karşı, aynı Kanunun 29/1. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince sanık ... savunmanının temyiz talebinin REDDİNE,
II-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan, 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesinde düzenlenen yasak bıçak taşımak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 04.10.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık hakkında yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanığın, gece, konutta ve bıçak ile yağmaya kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (d) ve (h) bendi uygulanması sırasında, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Yasanın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından, aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilirken, hükümde eylemin, gece, konutta ve bıçak kullanılarak gerçekleştiği belirtildikten sonra; (a), (d) ve (h) uygulama bentlerinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağmaya kalkışma, 6136 sayılı yasaya aykırılık, sarhoşluk
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine de;
Sanık hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 35. maddesi gereğince sarhoşluktan verilen idari para cezasına karşı, aynı Kanunun 29/1. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince sanık ... savunmanının temyiz talebinin REDDİNE,
II-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan, 6136 sayılı Yasanın 15/1. maddesinde düzenlenen yasak bıçak taşımak suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 04.10.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık hakkında yağmaya kalkışma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanığın, gece, konutta ve bıçak ile yağmaya kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a), (d) ve (h) bendi uygulanması sırasında, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5237 sayılı Yasanın 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığından, aynı Yasanın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesi ile cezalandırılmasına karar verilirken, hükümde eylemin, gece, konutta ve bıçak kullanılarak gerçekleştiği belirtildikten sonra; (a), (d) ve (h) uygulama bentlerinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 10/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.