‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/974 K.2010/6265

Esas No: 2008/974 · Karar No: 2010/6265 · Karar Tarihi: 13.05.2010
Özet: Uyuşmazlık konusu, yakınana ait aracın hırsızlığı ve ilgili cezaların yanlış uygulanmasıdır; mahkeme, sanıkların hırsızlık suçundan hüküm giymesini onaylayarak mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Suçun, yakınana ait aracın mülkiyetine yönelik işlendiği gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesinin uygulanması sırasında, beş milyar lira olan pek aşırı değeri yerine yasal olmayan gerekçeyle yıpranma gideri esas alınmak suretiyle pek hafif değere ilişkin indirim hükmü uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
2-765 sayılı TCK.nun 59. maddesiyle 1/6 oranında yapılan indirim sırasında, hesap hatası sonucu 1 yıl 5 ay 23 gün yerine 1 yıl 5 ay 21 gün hapis cezası belirlenmesi,
3-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, suç ortakları ... ile birlikte, gece 21 sıralarında yakınana ait aracın kapı kilidini sert bir cisimle zorlayıp açarak hırsızlık suçunu işledikleri ve yakınmanın da devam ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesindeki hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilip bu suçtan da değerlendirme yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522/1 (pek aşırı), 55/3, 59/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 62/1; 50/1-3; 151/1, 31/3, 50/1-3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanıklar yararına olduğunun gözetilmemesi,
5-Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
6-Kabule ve uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında, 5395 sayılı CMK.nun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın zararını giderip gidermeyecekleri sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan, “zarar karşılanmadığı” gerekçesiyle, uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden, anılan maddenin uygulanmayacağına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının korunmasına, 13/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?