Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/9369 K.2010/6184
Özet: Uyuşmazlık, sanığın yakınına yönelik yağma suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusudur. Mahkeme, kararın bazı eksikliklerini ve hatalı uygulamaları tespit ederek hükmü kısmen bozmuş ve yeniden değerlendirilmesini istemiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yağmaya konu paranın toplam değeri pek aşırı olduğu halde 765 sayılı TCK’nun 522. maddesi uyarınca sanığın cezasından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yakınana yönelik yağma suçunun, 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c),(d) bentlerine aykırı biçimde işyerinde ve birden çok kişi ile birlikte işlendiği halde, hükmün gerekçesinde yapılan karşılaştırmada anılan Yasanın 149/1. maddesinin (d) bendinin değerlendirilmemesi,
3-İkinci yağma eylemi ile ilgili, sanığın yakınandan tehdit ile 10.000 dolar aldıktan sonra parayı sanık ...’a verdiği, sanık ...’ın 1.800 doları sanığa verip kalan parayı kendisinin aldığı, sanık yakalandığında paranın ablası ile birlikte kaldığı evde olduğunu söylemesi üzerine, kolluk güçlerinin bahse konu eve arama için gittiklerinde, sanığın ablası tanık ...’in 1.800 doları kendiliğinden getirip teslim ettiği, sanık ... yakalandığında ise üzerinden çıkan 200 doların yakınandan aldıkları paranın kalanı olduğunu, ayrıca, kullandığı cep telefonunu da yağmaladıkları para ile aldığını kabul ettiği ve iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/son maddesi uyarınca kısmi iade nedeniyle sanığın anılan Yasanın 168/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanmaması konusunda yakınanın rızası olup olmadığı sorulmadan ve buna göre lehe yasa değerlendirmesi yapılmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması,
4-İlk yağma eyleminde sanıkların yakınandan tehdit ile 2.000 TL istedikleri, sanığın yakınana ait işyerine giderek ve tehdidini sürdürerek 100 TL alarak kendisini dışarıda bekleyen 4-5 kişi ile birlikte ayrıldığı, bu olaydan 1 hafta sonra sanık ... yakınana telefon açıp tehdit ettiği, ertesi günüde sanığın yakınana ait işyerine gelerek yine tehdit ile 30.000 dolar istediği ve daha sonra yakınanın 10.000 dolar hazırlaması üzerine, sanığın işyerine gelerek bu parayı alarak ayrıldığı ve 3 gün sonra da aynı şekilde kalan 20.000 doları da istemesi üzerine yakınanın olayı kolluk güçlerine bildirdiği, yakınan kolluk güçlerinin kendisine verdiği sahte 6.700 doları işyerinde sanığa verdiği sırada tertibat alan kolluk güçlerince sanığın yakalanması biçiminde gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nun 495/1, 80, 522. 55/3,59; 5237 sayılı TCK’nun 149/1-c-d, 31/3, 62, 149/1-c-d, (yakınan kısmi iadeyi kabul etmesi halinde 168/3) 31/3, 62, maddelerine uyduğu gözetilerek, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında yapılacak uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 11/05/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelemede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yağmaya konu paranın toplam değeri pek aşırı olduğu halde 765 sayılı TCK’nun 522. maddesi uyarınca sanığın cezasından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yakınana yönelik yağma suçunun, 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c),(d) bentlerine aykırı biçimde işyerinde ve birden çok kişi ile birlikte işlendiği halde, hükmün gerekçesinde yapılan karşılaştırmada anılan Yasanın 149/1. maddesinin (d) bendinin değerlendirilmemesi,
3-İkinci yağma eylemi ile ilgili, sanığın yakınandan tehdit ile 10.000 dolar aldıktan sonra parayı sanık ...’a verdiği, sanık ...’ın 1.800 doları sanığa verip kalan parayı kendisinin aldığı, sanık yakalandığında paranın ablası ile birlikte kaldığı evde olduğunu söylemesi üzerine, kolluk güçlerinin bahse konu eve arama için gittiklerinde, sanığın ablası tanık ...’in 1.800 doları kendiliğinden getirip teslim ettiği, sanık ... yakalandığında ise üzerinden çıkan 200 doların yakınandan aldıkları paranın kalanı olduğunu, ayrıca, kullandığı cep telefonunu da yağmaladıkları para ile aldığını kabul ettiği ve iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 168/son maddesi uyarınca kısmi iade nedeniyle sanığın anılan Yasanın 168/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanmaması konusunda yakınanın rızası olup olmadığı sorulmadan ve buna göre lehe yasa değerlendirmesi yapılmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması,
4-İlk yağma eyleminde sanıkların yakınandan tehdit ile 2.000 TL istedikleri, sanığın yakınana ait işyerine giderek ve tehdidini sürdürerek 100 TL alarak kendisini dışarıda bekleyen 4-5 kişi ile birlikte ayrıldığı, bu olaydan 1 hafta sonra sanık ... yakınana telefon açıp tehdit ettiği, ertesi günüde sanığın yakınana ait işyerine gelerek yine tehdit ile 30.000 dolar istediği ve daha sonra yakınanın 10.000 dolar hazırlaması üzerine, sanığın işyerine gelerek bu parayı alarak ayrıldığı ve 3 gün sonra da aynı şekilde kalan 20.000 doları da istemesi üzerine yakınanın olayı kolluk güçlerine bildirdiği, yakınan kolluk güçlerinin kendisine verdiği sahte 6.700 doları işyerinde sanığa verdiği sırada tertibat alan kolluk güçlerince sanığın yakalanması biçiminde gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nun 495/1, 80, 522. 55/3,59; 5237 sayılı TCK’nun 149/1-c-d, 31/3, 62, 149/1-c-d, (yakınan kısmi iadeyi kabul etmesi halinde 168/3) 31/3, 62, maddelerine uyduğu gözetilerek, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında yapılacak uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 11/05/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.