Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/3666 K.2010/7598
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık suçundan hükümlü …’nin 5237 sayılı TCK’nın lehe hükümlerinin uygulanması talebidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulup kararın bozulmasına ve cezanın 20.11.1992 tarihli ilk hükümdeki süresini aşmayacak şekilde yeniden belirlenmesine karar verdi.
Hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda: önceki hükmün aynen infazına ilişkin KADIKÖY 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22/06/2006 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olup, dava evrakı C. Başsavcılığının onama isteyen 27/10/2006 tarihli tebliğnamesi ile Dairemize gönderildiği, Dairemizin 03/12/2007 tarihli ilamı ile kanun yararına bozma isteminin sağlanması için dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına iadesine karar verildiği, Yargıtay C. Başsavcılığının 19/02/2008 tarih ve KYB.2006/241874 sayı ile kanun yararına bozma isteminde bulunulmayacağı, bu nedenle Adalet Bakanlığına dosyanın gönderilmeyeceğine ilişkin yazısıyla 04/03/2008 tarihinde tekrar Dairemize gönderilmekle dosya incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Uyarlama yargısında, hükümlü ve yakınana duruşma gününü bildiren açıklamalı davetiye tebliğe çıkartılmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 175/2. maddesine aykırı davranılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
3- Keşfe ve bilirkişi görüşüne göre, gündüz vakti yakınana ait konutun sağlam ve dayanıklı kapısını kırarak içeri girip hırsızlık yapan hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1 (normal değer). maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1,53, 151/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri bakımından, 5237 sayılı Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.1992 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Uyarlama yargısında, hükümlü ve yakınana duruşma gününü bildiren açıklamalı davetiye tebliğe çıkartılmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 175/2. maddesine aykırı davranılması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, hükümlü yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
3- Keşfe ve bilirkişi görüşüne göre, gündüz vakti yakınana ait konutun sağlam ve dayanıklı kapısını kırarak içeri girip hırsızlık yapan hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1 (normal değer). maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1,53, 151/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları için 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri bakımından, 5237 sayılı Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.1992 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.