Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/18191 K.2012/14075
Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 81/2 (3'er kez), 491/2, 81/2, 71. maddeleri uyarınca 12 yıl 1 gün (Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 31/05/2004 tarihli ve 2004/2817 esas, 2004/6154 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanan) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KIRKAĞAÇ Asliye Ceza Mahkemesinin 04/06/2003 tarihli ve 2000/24 esas, 2003/184 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın anılan Kanun'un 141/1, 145, (3'er kez), 142/1-e-son ve 145. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 13/06/2005 tarihli ve 2000/24 esas, 2003/184 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/07/2011 gün ve 2011/9311/39497 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/08/2011 gün ve KYB/2011/258385 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 06/10/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki " Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince indirim yapılmasında,
3-Hırsızlık suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda unsurlarının aynı olmadığı, iddianamedeki anlatım şekliyle müşteki Hasan Abaz'a ait aracın kelebek camını kırmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık eyleminde, aynı zamanda mala zarar verme suçunun da oluşacağı, bu haliyle de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın lehine bulunduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğundan bahisle uygulama yapılmasında,
4- Sanığın müşteki Hasan Abaz'a ait kapıları kilitli olan aracın kelebek camını kırmak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e-son maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık ... hakkındaki Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13/06/2005 gün 2000/24-2003/184 E.K. sayılı ek kararın CMK.nın 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin anılan mahkeme tarafından yerine getirilmesine, 10/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Anılan Yazıda;
(1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki " Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde ek karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Tük Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi gereğince indirim yapılmasında,
3-Hırsızlık suçunun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda unsurlarının aynı olmadığı, iddianamedeki anlatım şekliyle müşteki Hasan Abaz'a ait aracın kelebek camını kırmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık eyleminde, aynı zamanda mala zarar verme suçunun da oluşacağı, bu haliyle de 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın lehine bulunduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğundan bahisle uygulama yapılmasında,
4- Sanığın müşteki Hasan Abaz'a ait kapıları kilitli olan aracın kelebek camını kırmak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e-son maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir.
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık ... hakkındaki Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13/06/2005 gün 2000/24-2003/184 E.K. sayılı ek kararın CMK.nın 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin anılan mahkeme tarafından yerine getirilmesine, 10/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.