Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/28313 K.2010/5193
Özet: Uyuşmazlık, mahkumun hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve silahlı tehdit suçlarından hüküm giymesi üzerine temyiz başvurusu ile ilgiliydi; mahkeme, delillerin yetersizliği nedeniyle bu suçlamaların hatalı olduğunu belirtti. Mahkeme, kararın bozulmasına karar vererek sanığın ceza süresi hakkını korudu ve 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, silahlı tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tanık ...’in ifadesi, olayın tek kanıtı olmadığından, katılan ...’ın görevsiz Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2007 tarihli oturumunda dinlendiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakınan ...’ın kolluk, Asliye Ceza Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesi, katılan ...’ın kolluk ve Asliye Ceza Mahkemesi ifadeleri, kolluk görevlisi ...’e ait 26/08/2007 tarihli adli rapor, 26/08/2007 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağına göre; sanığın saat 07.00 sıralarında yakınanlara ait eve açık olan pencereden girip suç konusu eşya üzerinde iken salonda karşılaştığı yakınan Işık’a elindeki bıçağı doğrultup “sesini çıkarma yoksa öldürürüm” dediği ve ihbar üzerine suçun işlendiği eve giren polis memuru ...’i de aynı bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK.nun 149/1-a-d, 35. maddelerine uyan yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, hırsızlığa kalkışma, konut dokunulmazlığını bozma ve silahlı tehdit suçlarından yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak, silahlı tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Tanık ...’in ifadesi, olayın tek kanıtı olmadığından, katılan ...’ın görevsiz Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2007 tarihli oturumunda dinlendiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yakınan ...’ın kolluk, Asliye Ceza Mahkemesi, Ağır Ceza Mahkemesi, katılan ...’ın kolluk ve Asliye Ceza Mahkemesi ifadeleri, kolluk görevlisi ...’e ait 26/08/2007 tarihli adli rapor, 26/08/2007 tarihli Olay ve Yakalama Tutanağına göre; sanığın saat 07.00 sıralarında yakınanlara ait eve açık olan pencereden girip suç konusu eşya üzerinde iken salonda karşılaştığı yakınan Işık’a elindeki bıçağı doğrultup “sesini çıkarma yoksa öldürürüm” dediği ve ihbar üzerine suçun işlendiği eve giren polis memuru ...’i de aynı bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK.nun 149/1-a-d, 35. maddelerine uyan yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek, hırsızlığa kalkışma, konut dokunulmazlığını bozma ve silahlı tehdit suçlarından yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.