‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/19461 K.2012/7967

Esas No: 2011/19461 · Karar No: 2012/7967 · Karar Tarihi: 16.04.2012
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2011 gün ve 2011/158215 sayılı itiraz yazısı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.07.2011 gün ve 2011/6-155 esas, 2011/172 sayılı kararı ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin reddine ilişkin Dairemizin 11.3.2009 tarihli kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.7.2011 tarih, 2011/6-155 esas ve 2011/172 karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek, sanık ...'in 21.2.2008 ve sanık ...'in 22.2.2008 tarihli temyiz dilekçelerinin süresinde verildiği kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla;

Sanıklar ... ve ...'e yönelik temyiz incelemesinin yapılması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Sanıklar ... ve ...'a yönelik temyiz incelemesinin yapılıp yapılmayacağına gelince;

Sanıklar ve tüm sanıklar için zorunlu savunman olarak atanan Av. ... yokluğunda verilen 11.12.2007 günlü kararın sanıklar savunmanına 13.2.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ancak zorunlu savunman tarafından temyiz isteminde bulunulmadığı; sanık ...'in 2.11.2009 ve 29.12.2009 tarihli dilekçeleri ile gerekçeli kararın kendisine tebliğini istemesi üzerine 4.1.2010 tarihinde gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiği, sanığın 8.1.2010 tarihli dilekçe ile kararı temyiz ettiği, Bursa 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.2.2010 tarih,2000/2390 esas ve 2007/1141 karar sayılı ek karar ile; “kararın sanık savunmanına tebliğ edilip temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden” bahisle sanığın talebi yargılamanın yenilenmesi talebi olarak kabul edilip bu talebin reddine karar verildiği; gerekçeli kararın

13.2.2008 tarihinde sanık ...'e Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ancak gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde olduğu UYAP kayıtlarından anlaşıldığından yapılan bu tebliğin usulsüz olduğu, sanığın 17.8.2009 tarih ve sonrasında verdiği çok sayıda dilekçe ile kararın temyizine yönelik talepte bulunmasına rağmen sanığın taleplerinin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak kabul edilip bu taleplerinin ve bu taleplerinin reddine ilişkin kararlara yapılan itirazların reddine karar verildiği; 2.11.2009 tarihli dilekçesinin ise temyiz istemi olarak kabul edilip 9.12.2009 tarihli ek karar ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın 31.12.2009 tarihinde sanığa tebliğ edilmesi üzerine sanığın 4.1.2010 tarihli dilekçe ile bu kararı da temyiz ettiği;

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun yukarıda belirtilen kararı ile 20.03.2012 gün 2011/235 esas ve 2012/110 karar sayılı kararında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği; sanıklar ... ve ...'ın kendilerine zorunlu savunman olarak görevlendirilen Av. ... atandığından haberdar edilmedikleri gibi zorunlu savunmanın hazır bulunduğu hiçbir duruşmaya da katılmamışlardır.Yokluklarında kurulan hükmün sanıklar savunmanına 13.2.2008, sanık ...'e 4.1.2009 tarihinde tebliğ edildiği, sanık ...'e yapılan tebliğin ise yukarıda açıklanan nedenle usulsüz olduğu, zorunlu savunmana yapılan tebliğ, kendisine zorunlu savunman atandığından haberdar edilmeyen sanıklar açısından hukuki sonuç doğurmayacağından sanıklar açısından temyiz süresi de başlamayacaktır. Açıklanan nedenlerle; sanık ...'in 8.1.2010, sanık ...'in de 17.8.2009 tarihli temyiz dilekçelerinin süresi içinde verilmiş olduğu, bu nedenle temyiz istemlerinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla; sanık ... yönünden Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.2.2010 tarih, 2000/2390 esas ve 2007/1141 karar sayılı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin hukuki değerden yoksun olan kararı ile sanık ... yönünden; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin hukuki değerden yoksun olan 12.10.2009, 5.4.2010, 20.4.2010, 9.8.2010, 25.10.2010 tarihli ek kararları ve bu kararlara yapılan itirazların reddine ilişkin Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2009 gün ve 2009/854 D.iş, 11.8.2010 gün ve 2010/973 D.iş sayılı kararları ile temyiz isteminin reddine ilişkin Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 9.12.2009 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;

Sanıkların aralarında menfaat çatışması bulunduğu halde, 5271 sayılı Yasanın 152. maddesine aykırı şekilde, sanıklara aynı savunman atanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA 16.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?