Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/28093 K.2012/15092
Özet: Mahkemeye gelen, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle alınan kararda, 5237 sayılı TCK 39/2. maddesi, 150/2. maddesi ve 168/3. maddesi uyarınca yağma suçuna ilişkin mahkumiyetin anlaşılmasına rağmen, ilgili belgelere dayalı hatalı değerlendirmeler sebebiyle hüküm bozularak yeniden değerlendirme talep edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Aralarında yaptıkları işbölümüne göre yaşlı olan mağduru oyalama görevi alan Sanık ...’ın, eşi olan ve yakın bir yerde beklemekte olan diğer sanığın yakınanı yağmalanması eylemine doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/2. maddesiyle uygulama yapılması,
2- Mağdurun üzerindeki bütün parasını alan sanıklar hakkında, yasal olmayan “köylü kıyafeti ve yaşlı olan yakınanın üzerinde zaten fazla para olma ihtimali bulunmadığı” gibi gerekçeyle koşulları oluşmadığı ve suç konusu değerinin az olmadığı da gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’ nun 150/2. maddesinin uygulanması suretiyle sanıkların cezasından indirim yapılması,
3-Dosya içerisindeki tutanaklara göre, mağdurun yardım istemesi üzerine yakalanan sanıklardan ...’ın üzerinde yapılan aramada suça konu paraların ele geçirilerek yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, dosya içeriği ile örtüşmeyen biçimde soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterildiği gerekçesi ile sanıklar hakkında TCK’nın 168/3. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Aralarında yaptıkları işbölümüne göre yaşlı olan mağduru oyalama görevi alan Sanık ...’ın, eşi olan ve yakın bir yerde beklemekte olan diğer sanığın yakınanı yağmalanması eylemine doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/2. maddesiyle uygulama yapılması,
2- Mağdurun üzerindeki bütün parasını alan sanıklar hakkında, yasal olmayan “köylü kıyafeti ve yaşlı olan yakınanın üzerinde zaten fazla para olma ihtimali bulunmadığı” gibi gerekçeyle koşulları oluşmadığı ve suç konusu değerinin az olmadığı da gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’ nun 150/2. maddesinin uygulanması suretiyle sanıkların cezasından indirim yapılması,
3-Dosya içerisindeki tutanaklara göre, mağdurun yardım istemesi üzerine yakalanan sanıklardan ...’ın üzerinde yapılan aramada suça konu paraların ele geçirilerek yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, dosya içeriği ile örtüşmeyen biçimde soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterildiği gerekçesi ile sanıklar hakkında TCK’nın 168/3. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 12/09/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.