Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/1874 K.2012/8328
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen karara karşı açılan temyiz başvurusunun geçerliliği ve zamanaşımı süresiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek kararın bozulmasına karar verip, 06.10.2000 tarihli hırsızlık suçunun 7 yıl 6 aylık zamanaşımını aşmış olmasından dolayı davayı düşürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Kısmen mahkumiyet, kısmen temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Sanık ... savunmanı Avukat ... yüzüne karşı verilen 17.05.2007 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, "hükmün açıklandığı ve - veya tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi" suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.02.2011 gün ve 244/14 sayılı kararı ışığında, hükmün yüze karşı verilmiş olması halinde temyiz süresinin hükmün açıklanmasından itibaren başlayacağının sanık savunmanı tarafından bilinmesi gerektiği ve bu nedenle savunmanın temyiz isteminin süresinden sonra ileri sürüldüğü belirlendiğinden, tebliğnamedeki bu yönden karşı görüş bildiren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine ve gerekçeye göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.07.2007 gün ve 2007/280 Esas, 2007/544 Karar sayılı "temyiz isteminin reddine" ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan kararının tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Sanık ...'nın Avukat ... 30.03.2006 tarihli vekaletname ile vekil olarak görevlendirdiği ve adı geçen avukatın vekaletnamesini dosyaya ibraz ettiği, sanığın bilgisi dışında mahkemece re'sen görevlendirilen Avukat Murat Adar'ın hükmü temyiz etmemesi sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık savunmanı (vekili) Avukat ... 25.09.2007 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik aynı tarihli temyiz isteminin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine, toplanan kanıtlara göre ve mahkemenin kabulüne göre, suça konu otomobilin ne şekil ve yöntemle çalındığı belirlenemediğinden, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/2. Maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 06.10.2000 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Kısmen mahkumiyet, kısmen temyiz isteminin reddi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Sanık ... savunmanı Avukat ... yüzüne karşı verilen 17.05.2007 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken, "hükmün açıklandığı ve - veya tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi" suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı anlaşılmıştır.
Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.02.2011 gün ve 244/14 sayılı kararı ışığında, hükmün yüze karşı verilmiş olması halinde temyiz süresinin hükmün açıklanmasından itibaren başlayacağının sanık savunmanı tarafından bilinmesi gerektiği ve bu nedenle savunmanın temyiz isteminin süresinden sonra ileri sürüldüğü belirlendiğinden, tebliğnamedeki bu yönden karşı görüş bildiren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine ve gerekçeye göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.07.2007 gün ve 2007/280 Esas, 2007/544 Karar sayılı "temyiz isteminin reddine" ilişkin usul ve yasaya uygun bulunan kararının tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yapılan incelemede:
Sanık ...'nın Avukat ... 30.03.2006 tarihli vekaletname ile vekil olarak görevlendirdiği ve adı geçen avukatın vekaletnamesini dosyaya ibraz ettiği, sanığın bilgisi dışında mahkemece re'sen görevlendirilen Avukat Murat Adar'ın hükmü temyiz etmemesi sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanık savunmanı (vekili) Avukat ... 25.09.2007 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik aynı tarihli temyiz isteminin süresinde ve geçerli olduğu kabul edilmiştir.
Oluşa, dosya içeriğine, toplanan kanıtlara göre ve mahkemenin kabulüne göre, suça konu otomobilin ne şekil ve yöntemle çalındığı belirlenemediğinden, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/2. Maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 06.10.2000 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.