‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/18648 K.2012/8221

Esas No: 2008/18648 · Karar No: 2012/8221 · Karar Tarihi: 24.04.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının yanlış uygulanması nedeniyle temyiz başvurusu ile ilgiliydi; (2) Mahkeme, sanığın hırsızlık suçu için mahkumiyet kararını onaylayarak, hüküm açıklanmasının geri bırakılmasını reddetti ve cezanın infazı süresince yasal hakların kısıtlanmasına ilişkin düzenlemeyi korudu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanığın önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas- 2008/43 sayılı kararı gereğince ve önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanığın, yakınana ait evden 10 TL aldığının anlaşılmasına göre, eylemin tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabul edilmesi, Adli sicil kaydına göre, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/292 esas ve 2005/25 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre,

suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?