‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/26036 K.2012/845

Esas No: 2009/26036 · Karar No: 2012/845 · Karar Tarihi: 25.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının yanlış kullanımıyla ilgilidir. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçu işlediğini kabul ederek, 765 sayılı TCY’nın ilgili maddelerine göre cezanın artırım yapılmadan mahkumiyet kararı vermesini onaylamış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını bozarak aynı kararı yeniden düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,

Sanığın, yaş küçüklüğü nedeniyle evrakları tefrik edilen arkadaşları ile birlikte, yakınanın aracının muhkem olduğu bilirkişi raporuyla tespit edilen kapısını sert bir cisim kullanarak kanırtıp açmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesi; suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamalara göre, 9000 TL den ibaret değerin pek fahiş olduğunun gözetilmeyerek aynı yasanın 522/1 maddesi uyarınca cezasında artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

765 sayılı TCY'nın lehe kabul edilip uygulama yapıldığı halde, 5237 sayılı TCY'nın 53. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?