Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/10994 K.2012/8475
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık suçuna mahkumiyet kararı veren yerel mahkeme kararını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları çerçevesinde, sanığın zorunlu savunma haberi olmamasının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırdığını tespit edip, 26.04.2012’de oybirliğiyle karar vererek; sanık ve savunmalarının temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına hükmelidir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'un kendisine mahkemece re'sen atanan zorunlu savunmandan haberdar olmadığı anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz” bu nedenle sanığın öğrenme tarihinden itibaren yaptığı temyiz başvurusu geçerli ve süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar ... ile ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, adı geçen sanıklar hakkındaki, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...'un kendisine mahkemece re'sen atanan zorunlu savunmandan haberdar olmadığı anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı ve 20.03.2012 gün ve 2011/235 esas-2012/110 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz” bu nedenle sanığın öğrenme tarihinden itibaren yaptığı temyiz başvurusu geçerli ve süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar ... ile ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, adı geçen sanıklar hakkındaki, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.