Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/249 K.2010/15246
Özet: (1) Sanığın işyerinde gece hırsızlık suçunu işlemiş olmasının, 5237 sayılı TCY’nin ilgili maddeleri ve 765/493/1 ile 116/2 gibi diğer yasal düzenlemelerle uyuşup uyuşmadığı konusundaki temyiz itirazı. (2) Mahkeme, sanığın suçun gece işlenmiş olduğunu kanıtlamadığı ve hırsızlık suçu tanımının yanı sıra işyeri dokunulmazlığı ile mala zarar verme unsurlarını da göz önünde bulundurmadığını belirterek temyiz itirazını kabul etti; karar 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın sabah işyerine geldiğinde hırsızlık olduğunu görerek müracaatta bulunduğunu bildirmesi, sanığın da suçu kabul etmemesi karşısında; "kuşkudan sanık yararlanır" kuralı uyarınca eylemin gündüzün işyerinden hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların da neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesine göre sanığa verilen cezanın artırılması,
2-5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma devam ettiğinden 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın sabah işyerine geldiğinde hırsızlık olduğunu görerek müracaatta bulunduğunu bildirmesi, sanığın da suçu kabul etmemesi karşısında; "kuşkudan sanık yararlanır" kuralı uyarınca eylemin gündüzün işyerinden hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların da neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesine göre sanığa verilen cezanın artırılması,
2-5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve yakınma devam ettiğinden 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.