Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/20502 K.2011/44637
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı vermiş, ancak dosya göz önünde bulundurularak uzlaşma prosedürlerinin yetersiz yürütülmesi ve Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesiyle ilgili kararın savunma stratejilerine uygun olmadığı gerekçesiyle, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verilerek “mahkumiyet” kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları” anlatılarak yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden,
2- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulama olasılığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları” anlatılarak yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden,
2- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin uygulama olasılığının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.