Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/8842 K.2011/8104
Özet: Çocuk Mahkemesi, 12.08.2006 tarihli oturumda sanığın hırsızlık suçlamasını kabul etmediği belirtilerek uzlaşma teklifi yapmasına rağmen, uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçlarını sanığa açıklanmadığını değerlendirip, 22.06.2011’te oybirliğiyle mahkumiyet kararı vermek üzere kararını bozmuş; bu karar, mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM:.Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Uzlaşma suçun kabulü anlamına gelmez. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, 12.08.2006 tarihli oturumda mahkemece uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçları sanığa anlatılmadan uzlaşma teklifinde bulunulduğu, sanığın 'üzerime atılı suçu kabul etmiyorum' şeklindeki cevabının suçlamayı reddettiği yönünde değerlendirilerek, uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 08.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM:.Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Uzlaşma; uzlaşmazlığın taraflarının bu süreçte anlaştırılması ve anlaşmaları anlamına gelir. Uyuşmazlığın tarafı devlet olup, fail ve mağdur ise sujedir. Anlaşma, uzlaşmada bunları taraf haline getirmektedir. Sujeler ancak uzlaşmada anlaşır. Fail ve mağdur karar sürecine katılmış olmakla, açıkladıkları irade esasa alınıp uyuşmazlık çözümlenmelidir. Uzlaşma kurumu onarıcı bir adalettir. Uzlaşma suçun kabulü anlamına gelmez. Bu bağlamda somut olayda; 5395 sayılı Yasanın 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiği gözetilmeden, 12.08.2006 tarihli oturumda mahkemece uzlaşmanın mahiyeti ve sonuçları sanığa anlatılmadan uzlaşma teklifinde bulunulduğu, sanığın 'üzerime atılı suçu kabul etmiyorum' şeklindeki cevabının suçlamayı reddettiği yönünde değerlendirilerek, uzlaşma hükümlerinden yararlandırılmamasına ilişkin yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 08.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.